ANLADIK Kİ; BU İŞ DUA İŞİ DEĞİL!
“Elâzığ Belediyesinin Ramazan Kıyağı” başlıklı yazımdan sonra araya hafta sonu tatili girdi.
Hafta başı olan bugün aldığım ilk telefon belediye çalışanlarından bir dostumuza aitti.
Kendisi sendikalı çalışan olarak masa başı mesai yapanlardan biri.
“Hocam arkadaşlar sana çok dua ediyorlar, onun için arayıp paylaşayım istedim.” diyerek söze girdi.
Neden dua ettiklerini sorunca da “ Elazığ Belediyesinin Ramazan Kıyağı başlıklı yazınızdan dolayı” dedi.
Meğerse yazının akabinde Belediye Başkanı Sayın Şahin Şerifoğulları birim müdürlerine talimat vererek hiç kimseye ayrım yapılmaksızın herkes işinin başında olacak ve 08 – 17 mesaisine riayet edecek demiş.
Kıymetli arkadaşımızın konuşmalarında “Hocam keşke başka konu yazsaydınız, bizim de düzenimiz bozuldu.” demesinden anladım ki sevgili arkadaşım “herkes size dua ediyor.” derken başka bir şeyler dediğini ironi bir şekilde aktarmak istemiş.
Yine de Allah razı olsun; misliyle iade ediyorum.
Keşke başka konu yazsaymışım cümlesi kafama takıldı.
En azından mesainize riayet ederek aldığınız paranızı helalinden hak ediyorsunuz dedim.
Hocam diğer türlü de hak ediyorduk, haram değil ki; çünkü işlerimiz aksamıyor dedi.
Allah korusun bu haram değil hükmü insanın şirke bulaşması için yeter de artar bile.
Mesai hırsızlığı diye bir kavram var.
Hırsız olmak için ille de birinin bir şeyini çalmanız gerekmiyor.
Tüyü bitmemiş yetimden elde edilen vergilerle alınan maaş karşılığı gidilmesi gereken mesaiye gitmemek de bir nevi hırsızlıktır.
Ve öyle bir hırsızlık ki kimin payından çaldığınızı bilmediğiniz için yarın pişman olup helallik istemeye kalksanız, kimin kapısını çalacağınızı bilmezsiniz.
Belediyelerde işe girmenin esprisini hepimiz biliriz.
En kolay işe girilen kamu kurumlarıdır belediyeler.
Bir tecrübe istemezler sizden, bilginize – birikiminize bakmazlar. Ne tür potansiyeliniz var diye de sormazlar.
Sizi işe alırsak kuruma ne katkı sunabileceksiniz diye........
