AÇIKKAPI, KRAL ÇIPLAK DEDİ
23 Nisan tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Hazineye kayıtlı arsalarla ilgili tepkiler dur durak bilmiyor.
Şehrin tüm katmanlarından gelen tepkiler hem iktidar hem de muhalefet milletvekillerinin de gündemini oluşturdu.
Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin Resmi Gazetede yayımlanmasının ardından gündeme taşıdığımız konu şehir erklerine anında aksiyon aldırdı.
İlk olarak İktidar Partisinden; İl Başkanı, Belediye Başkanı ve 3 Milletvekili ortak açıklama yaparak konunun düzeltilebileceği yönünde beyanda bulundular.
Ardından CHP Milletvekili Sayın Gürsel Erol önce yazılı bir açıklama yaptı ardından Kanal 23 Televizyonu Ajanda Programında usta gazeteci Sayın Metin Erol’un moderatörlüğünde konuyu enine boyuna ele alarak Cumhurbaşkanının imzasından çıkan bir kararnamenin iptalinin çok zor olabileceğine değindi.
Konu önemine binaen ülke kamuoyunda gündem olunca yaygın basından meslektaşlar da mikrofonlarını iktidar partisi milletvekillerine yönelttiler.
İktidara mensup milletvekillerinden Sayın Ejder Açıkkapı’nın açıklamaları gündeme bomba gibi düştü zira Sayın Açıkkapı, konuyu tek cümleyle özetleyerek: “Kral çıplak” dedi.
Açıkkapı; açıklamasında;
“Açık ve net ifade etmek isterim ki; bu konuyu çalışan bürokratlar yanlış çalışmışlardır.
Kamuoyunda oluşan hassasiyeti ciddiyetle takip ettiğimizi ve bu tepkilerin haklı olduğunu düşünüyorum. Üçü de halihazırda kullanılıyor. Biz bu kanunu çıkarırken, atıl yerlerin buna konu edilebileceğini zaten açıkça ifade etmiştik kanunda.” dedi.
Açıkkapı ve diğer milletvekillerinin; “yanlışı düzelteceğiz” yönünde yaptıkları açıklamalar kamuoyunda farklı algılara neden oldu.
Bir kesim; AK Partili yerel siyasetçiler Genel Başkanlarının, aynı zamanda Cumhurbaşkanının imzasına itiraz etmelerini yürek yemekle itham edip kararnamenin düzeltilemeyeceğini ileri sürdü.
Peşinen söyleyeyim; taban, yani kamuoyu olarak böyle düşünürsek o kararname zaten düzeltilmez.
Ama işin ciddiyetinin farkında olan ve bürokratik hatalar olduğunun bilincinde olan siyasetçilere kamuoyu ve basın olarak destek verirsek, hem bu arsaları, hem bu arsalar üzerindeki önemli yapıları kurtarırız hem de bundan sonraki süreçlerde Ankara bürokrasisinin Elazığ ile ilgili bulunacakları tasarrufta daha dikkatli olmalarını sağlamış oluruz.
Her şeyden önce Ankara bürokrasisi bundan böyle konu Elazığ olunca Milletvekillerinin görüşlerine başvurmak zorunda hissederler kendilerini.
Sayın Açıkkapı “Kral çıplak” dedi ve bu işi çalışan bürokratların, yanlış çalıştıklarını ifade etti.
Kesinlikle doğru, bu işi çalışan bürokratlar işlerini baştan savarak değil de hakkıyla yapmış olsalardı bu kararname böyle çıkmayacaktı.
Yani Sayın Açıkkapı bu çıkışıyla Sayın Cumhurbaşkanına değil, Cumhurbaşkanına yanlış yaptıran bürokratlara serzenişte bulundu ve serzenişinde yerden göğe kadar haklıydı.
Kerameti kendinden menkul bu bürokratlar işlerini doğru düzgün yapmış olsalardı satışını öngördükleri Akıl ve Ruh Hastalıkları Hastanesinin Türkiye’nin en eski ama hala faal bir hastane olarak bölgeye hatta Türkiye’ye hizmet vermeye devam ettiğini bilirlerdi.
Yine işini aymazlıkla yapan bu bürokratlar satışa çıkardıkları bu gayrimenkulleri iyi araştırmış olsalardı, aynı hastaneye daha birkaç ay önce 40 Milyon küsur harcanarak tadilat yapıldığını bilir yapılan bu masrafı çöp etmezlerdi.
Kaldı ki; bu 40 milyonu harcayan da yine bir hayırsever Elazığlıydı.
Elazığlılar kendi değerlerine milyonlarını harcayarak sahip çıkarken Elazığ’ı bilmeyen, yaptığı işin ehemmiyetinin bilincinde olmayan birkaç beyhude bürokratın Elazığ üzerinde tasarrufta bulunarak ya da kendi üstlerine şirinlik yapma adına para gelsin de nereden gelirse gelsin mantığıyla hareket ederek ilimiz siyasetçileri ile Sayın Cumhurbaşkanını karşı karşıya getirmeye sebep olmazlardı.
Sayın Açıkkapı niyetini çok halisane ifadelerle dile getirip bir yandan; Kamuoyunda oluşan hassasiyeti ciddiyetle takip ettiğimizi ve bu tepkilerin haklı olduğunu düşünüyorum diyerek şehrin hassasiyetine sahip çıkmış, diğer yandan da: “Biz bu kanunu çıkarırken, atıl yerlerin buna konu edilebileceğini zaten açıkça ifade etmiştik kanunda.” diyerek bürokratların çıkan kanunu okumaktan ne kadar aciz olduğunu da hatırlatmıştır.
Dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanı imzaladığı kararnameyle ilgili yapılan itirazlara bir müeyyide uygulayıp cezalandıracaksa burada cezalandırılması gereken iline sahip çıkan AK Partili Milletvekilleri değil, işini doğru dürüst yapmayıp çıkan kanunların içeriğini bile okuyup anlamadan Sayın Cumhurbaşkanına büyük bir yanlış imza attıran bürokratlardır.
Onun için Sayın Açıkkapı’nın dediği gibi bu işi çalışan bürokratlar yanlış çalışmışlardır.
Bazı yanlışlar vardır telafisi asla mümkün değildir.
Sayın Milletvekilleri gerekli girişimlerde bulunduklarını her fırsatta ifade ediyorlar.
Kamuoyu ve basın olarak bizlere düşen de Sayın Milletvekillerinin bu konuda ellerini güçlendirmektir.
Allah korusun bu yanlıştan dönülmezse Elazığ’ın en kıymetli arsalarının birilerinin eline geçip şehri beton yığınlarına maruz bırakması bir tarafa, hala hizmet veren sağlık kuruluşları kapanmak zorunda kalacaktır.
Bu nedenle şehir olarak tek ses, tek nefes olmalı bu yanlıştan bir an önce dönülmesi için Türkiye’deki tüm Elazığlılar olarak bir lobide buluşmalıyız.
