menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

YOL OLUR

10 8
25.01.2026

Nasrettin Hoca, yatağından doğruldu. Gözlerini yorganın üzerindeki küçük siyah yaratığa dikti. Bekledi. Küçük siyah yaratık sıçradı. Evet, evet yanılmamıştı. Bu bir pire idi. Hoca, ani bir kararla yatağından fırladı. Yorganı öyle bir çekti ki yatmakta olan karısı irkilerek uyandı. Kocaman gözlerle bir Nasrettin Hoca’ya bir de Hoca’nın elinde tortop olan yorgana baktı. Hoca, ocağa yöneldi. Karısı: “Hoca ne yapıyorsun?” diye çığlığa yakın bir sesle bağırmasını duymazdan gelerek koca yorganı attı ateşi korlu ocağa. Kadın çaresizlik içerisinde: “Hoca, Hoca! “, diyebildi sadece. Nasrettin Hoca, karısının yüzüne baktı dik dik, sonra da: “Az önce yorganın üzerinde bir pire gördüm. Sıçrayarak yürüyordu. “ E, ne var bunda, bir pireden ne olur ki! Bir pire için yorgan yakılır mı Hoca?”, diye çıkıştı. Nasrettin Hoca: “Ne yapaydım yani, bekleyeydim ki bu pireyi gören diğer pireler yorganı yolgeçen hanı mı yapsınlar? İşte; “Yol olur” darbı meseli de bizim kültürümüze ve hayat anlayışımıza Nasrettin Hoca’nın bu yorgan yakma hikâyesinden sonra yerleştiği rivayet edilir.

Şimdi bana ‘neden anlattın bu bilinen Nasrettin Hoca fıkrasını’ diye soracaksınız. Şöyle bir bakın Allah aşkına içinden çıkamadığımız nice devasa olaylar, bizi üzen hırpalayan, inciten nice durumlar zamanında umursanmayan, yeterince tedbir alınmayan, küçük ve masum sayılan ilklerden kaynaklanmamış mı? Söylenen küçük bir yalan, çocuğunun yaptığı hatayı; “........

© Günışığı Gazetesi