menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ÇOCUKLARI ÖLDÜRMEYİN SAYIN PEK KIYMETLİ BÜYÜKLER

36 0
thursday

Sadako; bir oyun adı da değildir, bir koyun adı da. Keyfinizin kâhyası da değildir, ömrünüzün mahyası da… Atom bombasının etkilerine maruz kalıp ölen kahraman bir kız çocuğunun adıdır.

Sahi, çocuklar ölüyor yaşadığımız dünyada; kimi silahla, kimi açlıkla…

Atom bombasına maruz kalmış ve inadına umutlanmış, kanatlanmış ama uçamamış yaralı bir turna kuşudur Sadako. Elinde kâğıttan kuşlar… Bin tane turna kuşu yaparsa iyileşecek, koşacak, oynayacak, şarkı söyleyecek ve inadına gözleri gülecek olan… Ama olmadı.

644 adet kâğıttan turna kuşu yapar ve hayata gözlerini yumar!

Büyüklerin savaşında çocuklar ölüyor. Büyükler savaş uçağı yapıyor, çocuklar turna kuşu… Çocuklar misket oynuyor, büyükler misket bombası atıyor. Çocuklar top oynuyor, büyükler top döküyor.

Savaşta en kolay ölenler çocuklardır, en kolay zehirlenenler… Bunu bugün bütün dünya çok daha iyi görüyor ve buna şahit oluyor.

İkinci Dünya Savaşı… Ve atom bombası…

Kahrolası, yıkılası Enola Gay… Bombayı atan uçağın adı, düşesi…

Beyni kaykay olanlar; utanmadan, adice ve insanlıktan nasiplenmemişçesine iki şehrin bugününü ve yarınını zehirliyor. İnsanlığın moda olmadığı çağda çocuklar da ölüyor.

İşte ABD tarafından Hiroşima’ya atom bombası atıldığında bu küçük kız, bombanın yakıp kül ettiği insanların şehrinde yaşıyordu. Adı Sadako’ydu. Ama bu kız çocuğu çok yaşamadı bombadan sonra. Bombanın etkisiyle radyasyona maruz kaldı ve on yıl sonra öldü.

Sadako, evrensel masumiyetin ve safiyetin resmidir dünyanın gözlerinin önünde. Bugün........

© Günışığı Gazetesi