menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ŞİDDETİN KİBARLIĞI

68 0
17.08.2026

Son günlerde sıkça duy duyduğumuz bir tartışma var: "Söyledikleri kaba değildi ki, neden alındın?" Bu soru, aslında dil üzerine kurduğumuz en büyük yanılgıyı ele veriyor. Zira bir sözün şiddet içermesi için kaba olmasına, küfretmesine veya bağırmasına hiç gerek yok. Hatta çoğu zaman en derin yaralar, en kibar cümlelerle açılır.

Dilbilimciler uzun zamandır söylüyor: Kabalık, nezaket kurallarının ihlalidir. Oysa şiddet, nezaketle de taşınabilir. Çünkü şiddet, kelimenin pürüzünde değil; öznenin —yani karşımızdaki insanın— ruhsal bütünlüğünü hedef alan yapıda saklıdır.

"Kabalık yoktu, ama şiddet vardı. Şiddet, kelimenin pürüzünde değil, muhatabın varlığını ve emeğini yok sayan kurguda gizlidir."

Geçen gün bir arkadaşım anlattı. Patronu toplantıda, "Senin bu konudaki hassasiyetini anlıyorum ama işin gerçeği şu ki..." diyerek başlamış söze. Ne kaba bir kelime ne yükselen bir ton... Ama ardından gelen cümle, arkadaşımın yıllardır sürdürdüğü projeyi "kişisel bir hevesten" ibaret gösteriyordu. Patron, onun emeğini, bilgisini ve deneyimini tek bir "ama" ile yok saymıştı. Kabalık yoktu, ama şiddet vardı.

İşte bu yüzden, sözlü şiddeti anlamak için cümlenin söyleniş biçiminden çok, ne yaptığına........

© Günışığı Gazetesi