menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NEFRET ETMEYİ BİLMEYEN SEVEMEZ

24 0
14.05.2026

Sosyal medyada birine ya da bir şeye duyduğumuz “sonsuz sevgi” ile “bitmek bilmez nefret” arasında gidip geldiğimiz şu günlerde, insanlık durumuna dair en çarpıcı teşhislerden birini 19. yüzyılda yaşamış bir filozofa borçlu olduğumuzu söylesem ne dersiniz? Friedrich Nietzsche, sadece ahlakı, dini ya da kültürü temelinden sarsan sözleriyle değil, aynı zamanda en “insani” duygularımız olan sevgi ve nefreti nasıl yeniden düşünmemiz gerektiğiyle de bize ışık tutar. Ona göre bu iki duygu sandığımızdan çok daha fazla iç içe geçmiştir; hatta belki de aynı varoluşsal enerjinin iki farklı yüzüdür.

Nietzsche, komşu sevgisini fazlasıyla abarttığımızı düşünür. “Sizi uyarıyorum, komşunuzu sevmekten kaçının; en iyisi uzaktakileri sevin,” der Böyle Buyurdu Zerdüşt’te. Çünkü yakındaki insana duyulan “sevgi” çoğu zaman sahiplenme, alışkanlık ve çıkara dayanır. Asıl yaratıcı ve özgürleştirici olan, henüz tanımadığımız, geleceğe ait olanı sevmektir. Peki ya nefret?........

© Günışığı Gazetesi