YA NASIL YA DAYAN DA KOFİK TRUMP
Geçen gün şöyle bir habere rastladım. Amerika, içinde Elazığ’ında olduğu 22 ilimize “güvenli değil” gerekçesiyle vatandaşlarına seyahat etmeyin uyarısında bulunmuş.
Hayalciyiz ya hani, bir an gülümsedim kendi kendime. “Neden olmasın?” Deyip, başladım senaryoyu yazmaya.
Şöyle bir düşündüm de, şuan İran ile savaş halinde olan İsrail ve Amerika, İran ile değil de Elazığ ile savaş halinde olsaydı neler olurdu?
İlk iş olarak; Fırat Nehri üzerinde stratejik konuma sahip olan Kömürhan Köprüsü ve boğazını gemi trafiğine kapatır, Elazığ-Malatya ve Elazığ-Pertek arası feribot geçişini de askıya alırdım. “Vay siz misiniz bize saldıran!” Deyip Keban Barajı’nın kapaklarını kapatır, Fırat suyunun akışını keserek, Ortadoğu’da su krizi çıkarırdım. Keban’da yetiştirilen Alabalık ihracatını durdurup, bu krize Uzakdoğu’yu da dahil ederdim. Baskil Kayısı’sına da ihracat yasağı getirerek, savaşta gakko'lar içsin diye hoşaf’lık için ayırır, Baskil sırtlarındaki “Mor Ahron Manastırı’nı da ibadete kapatırdım. “Dur daha bu ne ki?” Deyip, Beyaz Saray Kongre Binasında kullanılan Alacakaya Vişne( fişne) Çürüğü Mermerine ihracat kısıtlaması getirir, yurtdışında bulunan tüm Karakoçan’lı ve Palu’lu gurbetçileri geri çağırarak, Avrupa’dan tüm dövizlerini çektirip, Avrupa Borsalarını çökertirdim. Oradan Maden'e geçer, Bakır Maden’i dünyanın “Enerji Ve Yeraltı Kaynakları Üssü” yapardım. Darbe üstüne darbe vuracağım, niyetliyim. Sivrice’deki Hazar Gölü sahillerine Amerikan ve İsrail vatandaşlarının girişini yasaklar, Hazar Baba Kayak Merkezi’nde yapılması planlanan Kış Olimpiyatları’nı da iptal ederdim. Yapacaklarım bu kadar değil herhalde. Elazığ merkezde, Kapalı Çarşı’dan bu ülkelere ve Avrupa’ya yapılan tüm Orcik, Tulum Peyniri, Badem Şekeri, Salamura Peyniri, Kofik( Biber ve Patlıcan Kurusu), Ağın Leblebisi, Çökelek, Peynirli Ekmek satışını yasaklardım. Gazi Caddesini araç trafiğine kapatır, esir aldığım tüm İsrail ve Amerikan askerlerini baştan sona tek ayak üstünde yürütür; “bakın ulan bakın kofikler cadde görün!” der, sonra ellerine kazma kürek verir, Yemişlik’teki Toki........
