HAZAR’DA ŞİİR VAR, SES YOK
Bu yıl 29’uncusu Sivrice’de düzenlenecek olan Uluslararası Hazar Şiir Akşamları, Elazığ’ın kültür hayatındaki en kıymetli geleneklerden biridir.
Bir etkinliği başlatmak önemlidir; fakat onu yirmi dokuz yıl boyunca yaşatmak çok daha büyük bir emek ister. Bu nedenle organizasyonun bugüne ulaşmasında katkısı bulunan yöneticilere, şairlere, sanatçılara, kültür insanlarına ve görünmeden çalışan bütün görevlilere teşekkür etmek gerekir.
Hazar Gölü’nün maviliğiyle şiirin derinliğini buluşturan bu etkinlik, daha düşünce aşamasında bile güçlü bir ruha sahiptir. Şiirin sesi Hazar’ın sularına karışmakta; farklı coğrafyalardan gelen şairler aynı göğün altında kelimelerle gönül köprüleri kurmaktadır. Türk dünyasının ortak hafızasını, dilini ve kültürel bağlarını canlı tutma düşüncesi de başlı başına değerlidir.
Ancak güzel bir etkinliği övmek, onun eksik kalan taraflarını konuşmaya engel değildir. Aksine, gerçek sahiplenme yalnızca alkışlamak değil; daha iyisini istemektir.
Hazar Şiir Akşamları yirmi dokuz yıllık geçmişine rağmen neden Türkiye’nin her köşesinde bilinen güçlü bir kültür markasına dönüşemedi? Etkinlik neden ulusal basında günlerce konuşulmuyor? Neden edebiyat çevrelerinin, yayınevlerinin, üniversitelerin ve kültür sanat dünyasının yıllık takviminde beklenen büyük bir buluşma hâline gelemiyor? En önemlisi, neden Elazığ’ın tanıtımına beklenen ölçüde katkı sağlayamıyor?
Kanaatimce mesele etkinliğin değersizliğinde değil, yeterince geniş kapsamlı planlanmamasındadır.
Bir etkinlik düzenlemekle bir şehri tanıtmak aynı şey değildir. Programı hazırlamak, davetlileri ağırlamak, şiirleri dinlemek ve kapanış yapmak organizasyonu tamamlayabilir. Fakat bunlar tek başına şehir tanıtımını sağlamaz. Tanıtım için güçlü bir iletişim çalışması, ulusal ve uluslararası medya bağlantıları,........
