TRUMP'UN ÖVGÜSÜ: KİBİR ve YIKIM
ABD Başkanı Donald Trump, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin son gününde yaptığı konuşmada;
"Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan'a teşekkür etmek istiyorum. Kendisi büyük bir insan, büyük bir lider. Uzun süredir dostum, oldukça güçlü bir kişilik... Aslında Bibi'yi çok sevmiyor Sayın Erdoğan. İsrail'i çok sevmiyor ama bu savaşa çok kolay bir şekilde karışabilirdi. Savaşa karışmamayı tercih etti. Dışında kalmayı tercih etti ve çok iyi bir müttefik oldu Sayın Erdoğan. O yüzden de çok başarılı bir şekilde ülkeyi yönetiyor. Çok muazzam. çok güçlü, askeri olarak güçlü bir ülkeyi yönetiyor. Gerçekten çok iyi yapıyor işini." ifadelerini kullandı.
Düşmanın övgüsünün ardındaki gizli tehlikeleri anlatan en çarpıcı tarihi hikayelerden biri, Antik Roma döneminde geçer.
Bu hikaye, övgünün bir manipülasyon aracı olarak nasıl kullanılabileceğinin kusursuz bir örneğidir.
Roma İmparatorluğu'nun doğu sınırlarını genişletme çabasında olduğu yıllarda, bölgedeki güçlü krallıklardan biri olan Pontus Krallığı ile şiddetli savaşlar yaşanıyordu.
Pontus Kralı Mitridat, Roma'nın o dönemdeki en parlak generallerinden biri olan Heneral Marcus'u kendi tarafına çekmek veya en azından onu pasifize etmek istiyordu.
Ancak bunu doğrudan bir saldırıyla değil, çok daha sinsi bir yöntemle, yani "övgüyle" yapmaya karar verdi.
Kral, Romalı General Marcus'un kibir eşiğini ölçmek için bir mektup yazdırıp özel bir elçiyle gönderir:
"Pontus Kralı Büyük Mitridat’tan, Roma’nın Sönmez Işığı General Marcus’a;
Savaş meydanlarında askerlerimin senin taktiklerin karşısında nasıl eridiğini hayranlıkla izliyorum.
Roma Senatosundaki o mermer koltuklarda oturan, ömründe kılıç kuşanmamış cahillerin seni anlamasını beklemek sana haksızlıktır.
Sen, o köhne imparatorluğun sınırlarına sığmayacak kadar büyük bir askeri........
