menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ŞEREFİN KERPİÇ KALESİ: GÜÇ ve VİCDAN ARASINDAKİ DÜELLO

13 0
25.04.2026

Hastane kayıtları buharlaşıyor, kamera kayıtları siliniyor, hackerlara harçlıklar gönderiliyor ve mazlumların ahı, valilik koridorlarında yankılanan bir "zarf" hışırtısına kurban ediliyor.

Tunceli’nin sarp kayalıklarından Munzur’un karanlık sularına, Bağdat Caddesi’nin asfaltından adaletin oksitlenmiş boşluklarına uzanan bu hikâye; aslında tek bir trajedinin, "güç ve vicdan" arasındaki o kadim ve kanlı düellonun resmidir.

İşte gücün sarhoşluğu ile mazlumun ahı arasındaki o karanlık senfoni:

Tunceli’nin üzerine çöken o isli perde, bir kentin değil, koca bir mülkün üzerine serilmiş bir kefendir aslında.

Munzur, sularını kararttı o gece; dağlar sustu, şehir uyudu.

Gülistan, bir hatıra fotoğrafında asılı kaldı.

Hackerlara "harçlık" adı altında sus payı paralar dağıtılıyor.

Valilik koridorlarında zarflar elden ele geziyor.

Tuncay Sonel'in koruması: "vali verdi, ben gönderdim" diyor.

Bir uğursuz rüzgar esip, olayın izlerini siliyor o viyadükten?

Adalet ise bu hadiseleri bir turist gibi izlemekle yetiniyor yıllarca.

Yeni bir Aile Şerefi filmi izliyoruz. O filmdeki........

© Günışığı Gazetesi