PERDENİN ARKASINDAKİ ZİLLİ DÜĞÜN
Siyaset; meydanlarda yükselen o tunçtan seslerin, bayrakların ve şaşaalı nutukların ardında, aslında üstü örtük bir gıcırtıyla dönen, tahtaları çürük bir meddah sahnesidir.
Seyirci, ön sırada gırtlağını yırtarcasına alkışlarken tuttuğu ritmin çoktan bir zangoç tarafından notalandığını fark etmez.
Çünkü iktidar dediğimiz o tekinsiz mabette, kurbanlık koçlar ile kasaplar aynı kadehten şarap içer, aynı dekorun ardında aynı aynaya bakıp gülümserler.
Bir ara büyük bir fırtına koparacağı söylenen "mutlak butlan" rüzgârı, dağların ardından gelen gürültülü bir bulut gibi göründü.
Fakat şehir meydanına vardığında, elinde yalnızca birkaç kuru yaprak vardı.
Beklenen kasırga çıkmadı; deniz ikiye ayrılmadı, gemiler batmadı.
Parti bölünecek denildi; nehir çatallanacak sanıldı.
Fakat tabanın suyu, kendi yatağını buldu.
Tavan ise göğe yakın........
