menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Baran'ın bıçak talebi ve Maraş'taki katliam

23 0
18.04.2026

Okula giden çocukların sağlığı da güvenliği de devletin sorumluluğundadır. Bu, bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de böyledir. Maraş'ta gerçekleşen katliamın sorumlusu da hükümettir.

Oğlum liseyi Diyarbakır'da, Şehitlik Lisesi'nde okudu. Okulu güvendiğim arkadaşlarım tavsiye etmişti ve hatta okul kaydını da kendileri yapmıştı. "Okulda" demişlerdi, "iyi öğretmen arkadaşlarımız var. Baran'a da sahip çıkarlar." Bekar bir babaydım, İstanbul'dan Diyarbakır'a ricat etmiştim ve işlerim yoğundu. Baran'ın gittiği okulu ancak bir hafta sonra görebilmiştim. İtiraf edeyim, hem okul hem de okulun bulunduğu muhit tedirgin etmişti beni. Akşam, önerim üzerine, baba-oğul bir toplantı yapmış ve tedirginliğimi hissettirmeden, kaydını eve yakın liseye aldırmak istediğimi söylemiştim. Fakat Baran, okula alıştığını gayet güzel ifade ederek, teklifimi kesin bir dille geri çevirmişti. Okula alıştığı doğru olmalıydı çünkü hiç üşenmeden ve aksatmadan, istikrarlı bir şekilde her sabah okula gitti. Bu iyi bir şeydi. Çünkü mesela akran zorbalığına maruz kalsaydı aksatırdı okulu, diye düşünmüştüm. Öğretmenleriyle de tanışınca içim biraz daha rahatlamıştı. Fakat Baran, bir süre sonra, "Bana bir bıçak alalım" talebiyle geldi. Bıçağın özelliklerini de saydı. Küçük olacak, açılır kapanır olacak vesaire. Muhtemelen böyle bir bıçağı öğrencilerde görmüştü ya da bıçak satılan dükkanlardan birine girip incelemişti. Bıçağı kendisini korumak için istiyordu ve dediğine göre sınıftaki kızlar bile bıçak taşıyordu. Küfür etmeye karşı çıkan çocuk bıçak istiyordu! İşte bu talep karşısında tüylerim diken diken olmuştu. Elbette bıçak almadık ve konuyu şöyle bağladığımı hatırlıyorum: "Birini bıçaklamak vahşi bir şiddet. Senin, 'Birini bıçakladım' duygusuyla büyümeni, yaşamanı istemiyorum." Bu cümleyi kurmak, tahmin edilebileceği gibi, hiç kolay olmamış, içimi parçalamış, uykularımı kaçırmıştı. Bıçak taşımasına karşı çıkarak çocuğu savunmasız mı bırakıyordum acaba? Neyse ki Baran'ın hiçbir zaman bıçağı olmadı. Kimse onu, o kimseyi bıçaklamadı. Ona "İstanbullu" diye seslenen okul arkadaşları da artık onu adıyla çağırmaya başlamışlardı. Diyarbakır Türkçesiyle........

© Güneydoğu Ekspres