menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Seviyorsan riyasız, çıkarsız seveceksin!

14 194
17.02.2026

Tanpınar “Bir şehri sevmek, aşka sebep aramaktır” der.

Maalesef artık gündelik rutine döndü şehir yaşamında. Seyyar satıcılar üstelik artık “esnaf” olarak adlandırılarak adeta sabite bağladıkları her günkü yerlerinde toplumun kullanımına ait olan kaldırımları, yolları, kavşak noktalarını işgallerine tepki gösterene, “ekmek parası” deyip şiddetle karşı durmayı hatta zaman zaman kafa göz yarmayı kendilerine “HAK” sayıyorlar.

Yetinmiyor, zabıtanın uygulamasına refleks olarak tezgahındakileri de kaldırıma, caddeye döküp “mağdur” görüntüsü vererek sonra belediyenin kapısına dayanıyorlar. Kapıya dayanmakla yetinmeyip hak talepkârlığında bulunarak pazarlık ediyorlar.

Uzun yıllar süren atanmış ve seçilmiş yönetim erklerinin ve elbette bir miktar da seçilmişler yerine atanan uzun süreli kayyım yönetimlerinin tümüyle “politik popülizm”in sığlığına sığınarak bu işgallere dokunmayı sürekli ertelemesi bugünkü sonucun tezahürü aslında.

Şimdinin modern zamanlarında kent dediğimiz “sosyal donatı alanları” ve “ortak kullanım mekânları” tümüyle kent sakinlerinin hemşehrilik bilinciyle birbirlerinin sınırlarını bilerek ortak paydada kullanabilecekleri / kullanmaları gereken alanlardır. Bu bir şehirde yaşama kuralıdır aslında.

Kentli olmak, kentte her yaşayanın, ya da her hangi bir gerekçeyle kente her taşınanın, kentli olduğu anlamına da gelmiyor elbette.

Kentli olmak, biraz da yukarıdaki yazılanlara binaen birbirleriyle yolları kesişmemiş olsa bile, bir başkasıyla aynı mekanları........

© Güneydoğu Ekspres