KOMÜN NEDEN OLUŞAMIYOR?
Komün üzerine çok şey söylendi. Nasıl kurulacağı, nasıl örgütleneceği, hangi ilişkiler üzerinde gelişeceği ve hangi yollarla sürdürülebileceği üzerine sayısız görüş ortaya kondu. Buna rağmen hâlâ temel bir soru yerinde duruyor: Eğer komün bu kadar yaşamsal bir gerçeklik taşıyorsa neden ortaya çıkmıyor? Bu soruya yaklaşırken en başta şunu görmek gerekir.
Komün eksikliği yalnızca bir örgütlenme meselesi değildir. Yalnızca bir sistem sorunu da değildir. Daha derinde insanın yaşamla kurduğu bağın niteliği vardır. Çünkü insanlar aynı ortamda bulunabilir ama birbirlerini duyamaz. Aynı değerleri paylaşabilir ama aynı yaşamı kuramaz. Aynı hedeflerden söz edebilir ama ortak bir akış oluşturamaz. Bu nedenle komünün görünmemesi, çoğu zaman insanın yaşamla kurduğu ilişkinin bütünlüğüyle ilgilidir.
Sistem ise, yaşamın aldığı biçimlerden biridir. Bir anlamda formlaşmış yaşamdır. Ancak hiçbir form kendi başına var olmaz. Her formun temelinde onu besleyen bir ilişki ağı, bir uyum ve bir bütünlük vardır. Form canlılığını bu kaynaktan alır. Kaynak zayıfladığında form varlığını sürdürse bile içeriğini kaybetmeye başlar.
Yaşamın Kendi Bütünlüğü
Komün, insanların bir araya gelmesiyle başlayan bir yapı değildir. Komün, yaşamın kendi içinde taşıdığı bütünlük halidir. Bir ormanda hiçbir şey tek başına var olmaz. Toprak, su, kökler, gövde, yaprak ve görünmeyen mikro yaşam aynı döngü içinde birlikte var olur. Bir bedenin hücreleri de aynı şekilde kendi başına değil, bütünün devamlılığı içinde yaşar. Yaşamın kendisi zaten parçalı değildir. Sürekli bir ilişki, sürekli bir akış ve sürekli bir karşılıklı etkileşim vardır. Komün, yaşamın doğal bütünlüğünün insan ilişkilerinde görünür hale gelmesidir.
Bu nedenle komünü yalnızca toplumsal bir model olarak görmek eksik kalır. Komün, yaşamın ve enerjinin bütünlük içinde açığa çıkan uyumunun görünümüdür. Enerjiden........
