menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İNSAN EVRENLE ÇATIŞAN BİR HATA MIDIR?

21 0
13.07.2026

İnsan evrenle çatışıyor mu? Yoksa evrenle çatıştığını düşünen yalnızca insan zihni mi? Bu iki soru birbirine çok benziyor gibi görünse de aynı şeyi sormaz. Aralarındaki farkı göremediğimiz sürece vereceğimiz her cevap, bizi yeniden aynı çıkmaza götürecektir. Belki de bu yüzden binlerce yıldır aynı soruların etrafında dolaşıyor, aynı acıları farklı isimlerle yeniden yaşıyoruz.

Evrenin Dili, Zihnin Dili Değildir

Evrene baktığımızda tekdüzelik görmeyiz. Aynı olan hiçbir şey yoktur. Her şey farklıdır ama hiçbir farklılık bütünden kopuk değildir. Atomlardan galaksilere, hücrelerden canlılara kadar yaşam sürekli dönüşür, değişir, birbirini etkiler ve birbirini tamamlar. Evrenin dili çatışma değil, ilişki ve uyumludur. Egemenlik değil, dengedir. Tek tipleşme değil, farklılıkların birlikte var olabilmesidir.

Peki insan neden bunu göremiyor?

Çünkü insan uzun zamandır doğaya kendi zihninin diliyle bakıyor. Gerçekliği olduğu gibi görmek yerine, onu kendi korkularının, çıkarlarının, iktidar arayışlarının ve biriktirdiği tarihsel kabullerin içinden okumaya çalışıyor. Böyle olunca doğa da değişmiyor. Yalnızca bizim onu algılama biçimimiz değişiyor.

Geçtiğimiz yıllarda Richard Dawkins, Gen Bencildir diyerek insan davranışlarını genler üzerinden açıklamaya çalıştı. Bu yaklaşım önemli tartışmalar doğurdu. Ama burada asıl dikkat çekici olan, genlerden çok, doğayı okuma biçimimizdir. Eğer genler gerçekten bencil olsaydı, yaşamın tamamı bencillik üzerine kurulmuş olurdu. Oysa yaşam bize bambaşka bir tablo sunuyor. Hiçbir canlı tek başına var olamaz. Hiçbir sistem yalnızca kendisi için........

© Güneydoğu Ekspres