menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BİR SABAHIN İÇİNDEN GEÇEN SORULAR

26 0
08.06.2026

Uyandığında odada kimse yoktu ama eksiklik de yoktu. Işık henüz duvara ulaşmamıştı; zaman, pencerenin önünde bekliyordu sanki. Gözlerini açar açmaz zihnine bir soru düştü, aceleci değildi, cevap da istemiyordu: Bu hayat kiminle yürünür? Soru, ses çıkarmadan orada durdu.

Yalnızdı; bunu inkâr edemezdi. Ama kalabalıkların ortasında hissettiği o ağır yalnızlıktan da uzaktı. İnsan bazen tek başınayken, başkalarıyla olduğundan daha bütün hissediyordu.

Yatağın içinde doğrulmadı. Tavana bakarak düşüncelerinin geçip gitmesine izin verdi. Hayat dediği şey, tek başına taşınan bir yük müydü, yoksa paylaşınca anlam kazanan bir yol mu? Doğduğu andan beri birilerinin gölgesinde büyümüştü: bir el tutmuştu onu, bir ses uyutmuştu, bir bakış yol göstermişti. Sonra o eller çekilmiş, sesler dağılmış, bakışlar başka yönlere dönmüştü. Geriye, birlikte olmanın ne demek olduğuna dair cevapsız bir his kalmıştı.

Sokaklarda yürüdüğünü hatırladı; omuz omuza geçen yüzlerce insanı. Her gün temas eden bedenler, ama birbirine değmeyen hayatlar… Yakınlık, mesafeyle karıştırılıyordu çoğu zaman. Aynı masada oturmak, aynı evde yaşamak, aynı cümleleri kurmak… Bunların hiçbiri gerçekten birlikte olmak anlamına gelmiyordu. Asıl birlik, kelimelerin sustuğu yerde başlıyordu. Yanında biri varken kaçmadan susabilmek, sessizliği........

© Güneydoğu Ekspres