menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İzahı ve İmayı Bir Yana Bırakıp Hatırlatmalar Yapma Zamanı

8 1
17.02.2025

Bu yazının konusu yine ülke gerçekleri, sorunlar ve sorular olacak. Neden derseniz cevapsız sorular, çözümsüz sorunlar arasında çırpındıkça şimdilik yazacak başka konu yok ve bu gidişle de bir süre olmayacak. Madde madde özetlersek;

Parçalı bulutlu, çatışmalı- tartışmalı, gölgeli puslu bu havada gerçekleri görmezsek, sorumlu davranmazsak çözüm üretebilir miyiz? Medeni kanundan dil devrimine, kadın haklarından çağdaş eğitime, sağlıktan sanayiye kadar her alanda ve her anlamda Cumhuriyetin kuruluş destanını, arkasındaki emek ve özveriyi unutup, unutturabilir miyiz?

Oyun kurucu, anahtar, dünya lideri, ihracat rekortmeni ve vazgeçilmez olanların(!) siyasi şaşkınlığının, meydan okumalarının, ani çıkışlarının, ötekileştiren ve dışlayan açıklamalarının bizde yarattığı soru işaretlerine duyarsız kalabilir miyiz? Bazı olaylar karşısında ne kalabilir ne de kaçabilirken; Gencecik teğmenlerin ordudan ihracına, deprem bölgesinde verilen sözlerin tutulmamasına, protokol için ana yollara asfalt dökülerek göz boyanmasına, sorunların çığ gibi artışının yok sayılmasına, ölümlerin kadere bağlanmasına aldırmadan yaşayabilir miyiz?

İş ve aş bekleyen, insanca yaşamak isteyen, hala kayıplarını arayan depremzedeler tüm acı ve yitikleriyle yaşama tutunmaya çalışırken konteynerlerde yaşayanlara 200 bin ev teslimiyle övünenleri alkışlayabilir miyiz?

Hayret ki ne hayret…

“Korkulu rüya görmektense uyanık yatmak yeğdir!” şeklinde ata sözünün derin anlamını yok sayarak; Akılla sevgiyi, dostlukla vefayı, bilinçle direnişi, değerlerle günceli bütünleştirmeden yol alabilir, çağdaş dünyayla yarışabilir miyiz?

Onuru, umutları, hayalleri, gelecek beklentileri yarım kalan ve yaralanan 78 bin okul, 1.2 milyon öğretmen, 18 milyon öğrenci ve atama bekleyen 1 milyon öğretmenin yansıtamadıkları çok boyutlu........

© Gerçek Gündem