Gerçekleri gerçekçi olmayan umutlarla parlatmak
Jeopolitik hesaplaşmaların yaşandığı günlerden geçiyoruz. Haftalardır gerilim bir yükseliyor bir azalıyor. ABD tarafından saldırıların durdurulduğu haberinin ardından İran’dan da saldırı olmazsa saldırmayız mesajı gelmekle birlikte İran herhangi bir müzakerenin olmadığını da belirtti. Ayrıca İran Dışişleri Sözcüsü Bekayi “Hiçbir zaman ABD’nin savaş ve barış zamanını belirlemesine izin vermedik ve vermeyeceğiz” açıklamasında bulundu. Gerektiğinde savunma gerektiğinde de diplomasi araçlarının kullanılabileceğini belirten Bekayi Hürmüz Boğazı’ndaki durumun değişmediğini ve boğazın hala gemi trafiğine kapalı olduğu değerlendirmesini yaptı. Savaşa ilişkin belirsizlik sürerken dün İran’ın Ürdün’deki ABD üssünü bombalamasıyla birlikte diplomatik bir diyaloğun kolay kolay sağlanamayacağı ve savaş fırtınasının kısa bir sürede dinmeyeceği görülüyor.
Aslında ABD-İran savaşında İran’ın karşı stratejiler izleyerek gösterdiği direniş ABD’yi zorluyor. ABD vazgeçmiyor buna karşılık İran direniyor. Bu bağlamda değerlendirildiğinde savaşın etkin özne İran. İran’ın bu etkinliği ve yaşanılan gerilimde kullandığı koz savaşın karakterini de değiştirdi. Başlangıçta ABD’nin İran’a saldırısının temel nedeni İran’ın sahip olduğu nükleer enerji ve İran’da yapmak istediği rejim değişikliği iken geçen süre içerisinde savaşın temel odak noktasını Hürmüz Boğazı oluşturdu. İranda kozunu tam da burada kullanıyor.
Hem yaşanılan bu gelişmeler hem de Trump'ın ciddiyetten uzak söylemleri ve eylemleri dünya ekonomisindeki tansiyonu........
