Taş Tepeler
Taş Tepeler Projesi, 2021 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde başlatılan Şanlıurfa Neolitik Çağ Araştırmaları Projesi'nin ortak adı. Proje, Göbeklitepe ve Karahantepe başta olmak üzere Sayburç, Sefertepe, Çakmaktepe, Harbetsuvan, Gürcütepe, Yenimahalle, Söğüt Tarlası, Mendiktepe, Yoğunburç ve Ayanlar Höyük'ü kapsayan on iki ayrı kazı noktasını bir araya getiriyor. Amaç, MÖ 10. binyıl ile 7. binyıl arasına tarihlenen bu yerleşmeleri, kamp yerlerini ve avlakları tek tek değil, birbiriyle ilişkili bir bölgesel sistem olarak incelemek ve böylece avcı-toplayıcı toplulukların tarımdan önce nasıl yerleşik hale geldiğini ortaya koymak. Prof. Dr. Necmi Karul'un koordinatörlüğünü yürüttüğü proje, farklı akademik kurumlardan iki yüzün üzerinde araştırmacıyı bir araya getiren, Türkiye'nin son yıllardaki en kapsamlı arkeoloji girişimi.
Yerleşik yaşamın nasıl başladığına dair bildik anlatı basit: insanlar tarımı keşfetti, tarım onları toprağa bağladı, toprağa bağlanma ilk köyleri doğurdu, zamanla büyüyen köyler de uygarlığı. Şanlıurfa çevresindeki Taş Tepeler bölgesi bu sıralamayı tersine çeviriyor gibi görünüyor. Göbeklitepe ve Karahantepe başta olmak üzere on iki ayrı kazı noktasını kapsayan bir kuşakta, henüz hiçbir bitkiyi ya da hayvanı evcilleştirmemiş avcı-toplayıcı topluluklar, tarımdan bin yıldan daha önceki bir zaman diliminde devasa taş yapılar inşa etmiş, örgütlü avlanma sistemleri kurmuş ve bir arada yaşamaya başlamış gibi görünüyor. Şimdi "Tarım insanları nasıl yerleşik yaptı" değil, "İnsanlar tarımsız nasıl yerleşik hale geldi" sorusu öne çıkmakta.
Aslında bu yazının amacı, bu sorunun da yanlış olabileceğine işaret etmek. Çünkü Taş Tepeler insanını "saf avcı-toplayıcı" olarak tanımlamak; onları mevsimsel olarak dahi bir yere bağlanmayan, yabani tahıl ve bakliyatı yalnızca geçici bir ek besin sayan ve depolama fikrinden tümüyle habersiz göçebeler olarak resmetmek demek.
Oysa gerçek tablo çok daha karmaşık olmalı. Yarısı yetişkin, diğer yarısı 0-15 yaş arası çocuk ve bebeklerden oluşan 15-40 kişilik bu topluluklar, aynı coğrafyada aynı kısıtlı kaynaklar için rekabet halindeydi. Buna rağmen, -her nasılsa- aynı inanç sistemine sahip çok sayıda göçebe topluluğun bir araya gelmesi, ağırlığı 50 tonu bulan devasa kireçtaşı bloklarını ana kayadan koparıp yüzlerce metre öteye taşıması ve bunları nitelikli kabartmalarla bezecek bir taş işçiliği sergilemesi rastlantı olamaz. Ayrıca biliyoruz ki yıllara yayılan ve yüzlerce kişinin ortak emeğini gerektiren bu devasa inşa sürecinde, çalışanların yüksek kalori ihtiyacını karşılayacak hayvansal/tarımsal üretim fazlası da gereklidir; avcıların alanın yapımıyla meşgul olduğu bu süre boyunca bu fazlalık nasıl elde edildi ya da önceden nasıl depolanmıştı?
[Göbeklitepe kazılarını başlatan Klaus Schmidt, Thor Heyerdahl'ın Paskalya Adası gözlemlerine dayandırdığı tahmininde, Göbeklitepe yapımı için günde 500 kişinin çalıştığını öngörmüştü. Sonraki bazı modellemeler farklı sayılar ortaya koysa da, bunlar kabaca “yüzlerce kişi” olarak ifade ediliyor.]
Tüm bu etkenler yan yana getirildiğinde; bu insanların basit avcı-toplayıcı kalıplarına sığdırılamayacağı, en azından önceden yarı yerleşik bir düzen kurdukları ve belki de henüz tam yerleşikliğe geçmeden önce tarımsal üretime adımlar attıkları açıkça görülür.
Ama önce Taş Tepeler yerleşimlerindeki son durumu aktarmaya çalışalım. Bunların çoğunda kazı çalışmaları sürüyor ve bu yerleşimlerin birbirleriyle bağlantılı olma olasılığı da yüksek. Göbeklitepe’yi yapanların kim olduğunu daha iyi anlamak için tüm resme birlikte bakmakta yarar var.
Göbeklitepe kazılarını başlatan Klaus Schmidt, alanı kalıcı bir köy olarak değil, dağınık avcı-toplayıcı grupları dönemsel olarak buluşturan devasa bir ayin merkezi olarak yorumlamıştı. Schmidt’e göre insanlık tarihi "önce inanç, sonra yerleşim" sıralamasıyla işlemişti.
Fakat yeni kazı sezonları bu yaklaşımı değiştirdi. Koruma çatısının kuzeyindeki alanda, dairesel tapınakların yerini daha küçük dörtgen yapılara devrettiği geç evreye ait konutlar bulundu. Ancak anıtsal yapılar (Tabaka III) konutlardan kronolojik olarak daha eskidir. T-biçimli........
