Nereye gidiyoruz
21. yüzyılın ilk çeyreğini tamamladık.
İnsanlık, belirsizliğin korku tünelinde sürükleniyor.
Zaman ve mekan bütünlüğünde bir değerlendirme yapmalıyız; nereye gidiyoruz.
İç ve dış gelişmeleri anlamlandırmak için resmin bütününe bakmak gerekiyor.
İnsanlığın üstüne kabus gibi çöken olumsuzluklar; belirsizlik, güvensizlik, adaletsizlik, anlamsızlık, kaygı, korku, değer ekseni belirsizliği, ahlaksızlık ve diğerleri; içinde huzur ve mutluluğun olmadığı bir 'yeni normal' oluşturdu; böyle bir dünyada insan; yalnız ve çaresiz...
Yeni yüzyılda özellikle iletişim ve bilişim teknolojilerinde yaşanan hızlı gelişme, zenginleşme oluşturdu ancak teknolojide, finansta, sanayileşmede gerçekleşen ilerlemelerin oluşturduğu kontrol edilemeyen aşırı güç birikimi, bugün insanlığın huzurunu kaçıran bir küresel tehdide dönüştü. Süreklilik kazanan çatışma ve savaşların sebebi bu gücün şımarıklığıdır...
Dünya savaşları sonrasında büyük bedeller ödeyerek kurulan küresel sistem, kendinden kaynaklanan sorunlara ve oluşan krizlere çözüm üretemez duruma düştü; kurduğu uluslararası kurumlar ve oluşturduğu hukuk artık bizzat kurucuları tarafından yok sayılır oldu.
Yeni bir düzen de kurulamadı.
Bu geçiş döneminin tüm olumsuzlukları ile yetişen günümüz gençlerinin işi çok zor...
Yeni yüzyılın ilk çeyreği için yapay zekadan analiz yapmasını istemişler;
21. yüzyılı 'yanılgı yüzyılı' olarak tanımlamış.
Küresel sistem, soğuk savaş sonrasında oluşan tek kutuplu düzenin istikrar sağlayacağını, küreselleşmenin tüm insanlığa refah getireceğini,........
