Gündem toplumu yoruyor
Öncelikle bölgemizde olmak üzere dünyanın hemen her yerinde yaşanan küçüklü büyüklü çatışmalar, jeopolitik gerilimler, ticaret savaşları ve insanlığın üzerine bir kabus gibi çöken ‘Sarı Bela’ tehditleri; bize ‘evin için’" unutturdu; toplumun gündeminden yine uzaklaştık.
Toplumun gündemi değişmiyor; hayat pahalılığı, can güvenliği ve umutsuzluk...
TÜRK-İŞ'e göre Ocak 2026'da dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 31.224 TL, yoksulluk sınırı ise 101.706 TL’ye yükselmiş. Ocak ayında mutfak enflasyonu bir önceki aya göre yüzde 3,58 oranında artmış, on iki aylık dönemdeki artış oranı yüzde 41,08.
Yaklaşık beş milyon kişi, "en düşük maaş alan emekli", sefalet ücretine mahkum. Ortalama ücrete dönüşen asgari ücret 28 bin lira. En az on beş milyon insanımız asgari ücrete veya açlık sınırı altında düzenli bir gelire hasret; işsiz, iş bulmaktan umudunu kesmiş, sosyal yardıma muhtaç.
Yoksulluk 'yeni normal' olmuş. Bir hanede iki kişi çalışmış olsa da ‘yoksul olmaktan’ kurtulamıyor, onurlu bir yaşam oluşturamıyor.
Daha da acısı, açlık sınırı altında bir gelirle yaşayanlarla lüks bir yaşam sürenler yani tuzu kurular aynı sokakta birlikte yaşıyorlar. Ateşle barut misali patlamaya hazır bir sosyal yapıya dönüştük. Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında gelir dağılımı adaletsizliğinde birinci sırada yer alıyor.
TÜİK'in 2023 yılı gelir dağılımı istatistiklerine göre, en yüksek gelire sahip grubun........
