menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Avrupa’nın Türkiye tereddüdü

21 0
13.05.2026

Avrupa bugün savunma mimarisini yeniden kurmaya çalışıyor.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı, Amerikan dış politikasındaki öngörülemezlik, Orta Doğu’daki savaşlar ve enerji güvenliği riskleri, Avrupa başkentlerini yıllardır erteledikleri bir gerçekle yüzleştirdi: Güvenliklerini NATO’dan koparmak istemiyorlar, fakat NATO’nun Avrupa ayağını güçlendirmeden ve Washington’a bağımlılığı azaltmadan kendi güvenliklerini garanti altına alamayacaklarını artık daha açık biçimde görüyorlar.

Bu nedenle Avrupa’da yeni bir savunma tartışması var. Ortak üretim, mühimmat kapasitesi, hava savunması, insansız sistemler, askeri hareketlilik, savunma sanayii finansmanı ve stratejik özerklik kavramları artık sadece uzmanların değil, liderlerin de gündeminde.

Bu tablonun doğal olarak Türkiye’yi de içine çekmesi beklenir. Çünkü Türkiye NATO üyesi, Karadeniz’den Doğu Akdeniz’e, Kafkasya’dan Orta Doğu’ya kadar Avrupa güvenliğinin en hassas coğrafyalarının merkezinde. Dahası, son yıllarda savunma sanayii alanında ciddi bir üretim kapasitesi geliştirdi.

Kâğıt üzerinde bakıldığında soru basit: Avrupa savunmasını güçlendirmek istiyorsa Türkiye’yi neden dışarıda bıraksın?

Ama Avrupa başkentlerinde mesele bu kadar basit görülmüyor. Türkiye’nin kapasitesi kabul ediliyor. Türkiye’nin coğrafi önemi reddedilmiyor. Türk savunma sanayiinin geldiği nokta dikkatle izleniyor. Buna rağmen Avrupa’nın Türkiye’yi kendi savunma mimarisinin kurumsal bir parçası haline getirme konusunda ciddi tereddütleri var.

Bu tereddütlerin nedeni Türkiye değil, bugünkü iktidarın Türkiye’yi sürüklediği güvensizlik alanı.

S-400 meselesi hâlâ hafızalarda. Bir NATO ülkesinin Rus hava savunma sistemi alması Türkiye’nin ittifak........

© Gazete Pencere