YERLİ MİSİN, YABANCI MI?
“Nokta-i nazarımızda yani nazar için durduğumuz,
üstüne bastığımız nokta’da sorun var; ayarımız bozulmuş;
kaymış; yanlış nokta’da, noktalarda duruyoruz…
Nokta-i nazarın noktası, tashih edilmelidir.
Tersi durumda, bir özümüz olamayacağından bir sözümüz,
bir sözümüz olmadığından da bir teklifimiz bulunmayacaktır.
İhsan Fazlıoğlu
“Burada iseniz, buradan konuşuyorsanız bir kıymeti olacaktır sözünüzün. Ayağınız bu topraklara basmıyorsa, ya da ayağınız bu topraklara basarken kafalarınız ithal ise, düşünceleriniz ithal ise, başkaları adına konuşacaksınızdır. Yerli gövdelerinizin üzerine; başka dil, başka kulak, başka kafa monte etmişseniz, çalınmış kafalarla dolaşıyorsanız sözünüz sizin sözünüz olamayacaktır… Yersizlik ve yurtsuzluk duygusundan kurtulabilmenin yolunu bize açacak olan “burada olmak” olacaktır. Yer/li ve bize ait bir bilgiyle konuşmak...” Yazımıza girizgâh yaptığımız cümleler; “Sözü Yola Koymak” kitabımızdan. “Burada” olmayı önemsiyoruz. Burası, konu/m/umuz, konuşlandığımız yer; mevziimiz, dolaysıyla mevzuumuz. Buradan hissetmek, buradan duy/mak, buradan düşünmek, buradan konuşmak buradan dinlemek. Özüyle, sözüyle, duygusuyla, yüreğiyle burada olabilmek… O yüzden “Burada Değilseniz Susun” demiştik.
Bu toprakların üzerinde yaşayanlar olarak her birimizin, gövdelerimizin üzerinde; başka dil, başka kulak, başka kafa ile söylediklerimizi yersiz olmaktan kurtarabilmek için yer/li yerinde bir dile ihtiyacımız var. Evet, “yer/li” olmak durumundayız. Yerlilik bu anlamda tam da sıkıntısını yaşamış olduğumuz hususta; “burada” olabilmenin imkânını sunabilecektir. Yerli bir düşünce, yerli bir dil, yerli bir........
