MEALİZM
Son dönem İslami okumalarda üç büyük tehlike arzı endam ediyor: Tarihselcilik, mealcilik ve gelenekselcilik. Aktüel bütün tartışmalar bu üç kesim arasında cereyan ediyor. Televizyon ekranlarının şehvetine bakılırsa şimdilik tarihselcilik galip ve baskın gibi görünüyor.
Tarihselciliğin tarifini en kaba şekilde şöyle yapmak mümkün: Kur'an, muayyen (sınırlı) bir coğrafyanın ve sosyolojinin ihtiyaçlarını karşılayan muayyen bir ilahi metindir. Başka bir deyişle sınırlı sayıdaki sorun ve sorunlara sınırlı sayıda bir yanıttır. Kur'an’ın asıl-doğrudan muhatapları nazil olduğu dönemdeki Araplar. Diğerleri tali-dolaylı muhataplar. Dolayısıyla Kur'an’ın biz tali muhataplara hitabı “kızım sana söylüyorum gelinim sen anla!” gibi bir şey. Nitekim ülkemizde tarihselciliğin en ateşin savunucusu Mustafa Öztürk şöyle diyor:
“Kur'an’daki tarihselliğin ahkamla sınırlı olduğunu düşünmüyoruz. Kanaatimizce Kur'an bazı temel mesajları hariç tamamen tarihseldir… Öte yandan Hz. Peygamber’in genelde Arap toplumunu özelde de Kureyş kabilesini, diğer bir deyişle Mekke ve çevresinde........
