menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

MEZHEPLERİ TAKLİT RAHMETTİR

37 0
27.03.2026

Muhterem Kardeşlerim…

Her yazımızda olduğu gibi, sizlere önemli konuları öncelikle sahih kaynaklardan, Tam İlmihal Saadeti Ebediyye, İmamı Rabbani Hazretlerinin Mektubat, Hakikat Kitab Evinin İhlas Yayınlarından faydalanarak sizleri bilgilendirelim istiyoruz. 

Maliki veya Şâfiî mezhebini taklit etmek için, gusülde, abdest almakta ve namazda niyet ederken, bu mezhebe de tâbi olduğunu hatırlamak yetişir. Yani, gusül abdesti almaya başlarken “Niyet ettim gusül abdesti almaya ve Maliki veya Şâfiî mezhebine uymaya” sözünü kalbinden geçiren bir kimsenin gusül abdesti sahih olur. Ağzında kaplama veya dolgu bulunan Hanefi mezhebindeki bir kimse, böyle niyet edince, boy abdesti sahih olur, cünüplükten kurtulur, temiz olur.

Böyle kimsenin, namaz kılacağı ve Kur’ân-ı kerimi tutacağı zaman, Maliki veya Şâfiî mezhebine göre de abdest alması lâzımdır.

Şâfiî mezhebini taklit edince, çok ihtiyar veya baliğ olmamış gösterişli çocuk da olsa, nikâhlanmaları câiz olan erkekle kadının derileri birbirlerine dokununca ikisi de ve kendinin veya başkasının iki abdest bozma uzuvlarına el ayası ile dokununca, namaz abdesti almalıdır. Cemaat ile namaz kılarken de, her rekâtta Fâtiha okumalıdır. Necasetten çok sakınmalıdır. Cemaate geç gelince, imamla birlikte rükuya eğilir. Fatiha’nın bir kısmını veya hepsini okumaz.

Maliki’yi veya Şâfiî mezhebini taklit etmesi, takva değildir, fetvadır, ruhsattır. Takva, kaplama ve dolguları, takma dişle değiştirmeye denir.

Kaplama ve dolgusu olan Hanefiler, dört mezhep için söylenmiş olan “Ümmetimin müctehidleri arasındaki ayrılık, Rahmet-i İlahiyedir” Hadîs-i Şerifindeki rahmete kavuşarak, Maliki veya Şâfiî mezhebine uymakla, cenabetlikten kurtuluyor. Çünkü Şâfiî ve Maliki mezheplerinde gusül abdesti alırken, ağzı, burnu yıkamak farz değildir. Niyet etmek, farzdır.

Bir ibadeti, bir işi yapmak için, dört mezhepten birine uyarak yapmak lâzımdır. Dört mezhebin her birinde, bir işin yapılması için, bir kolay yol, bir de güç yol vardır. Birinci yola Ruhsat, ikincisine Azimet yolu denir. Kuvvetli, hâli elverişli olanın, azimet ile amel etmesi efdaldir. Güç olan işi yapmak, nefse daha ağır gelir. Nefsi dahi çok ezer, zayıflatır. İbadetler, nefsi zayıflatmak, kırmak için emir olundu. Çünkü nefis, insanın da, Allahın da........

© Gazete İpekyol