menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İNAT VE MÜNAKAŞA

22 0
08.10.2026

Muhterem Kardeşlerim…

Her yazımızda olduğu gibi, sizlere önemli konuları öncelikle sahih kaynaklardan, Tam İlmihal Saadeti Ebediyye, İmamı Rabbani Hazretlerinin Mektubat, Hakikat Kitab Evinin İhlas Yayınlarından faydalanarak, sizleri bilgilendirelim istiyoruz. 

Tartışmanın zararlarını hakkı açıklamak niyetiyle de olsa, başkalarını mağlup etmek için yapılan tartışmalar zararlıdır. Bir kimsede tartışmada galip gelme sevgisi, hakkı karşısındakinin ağzından duymaktan daha sevimli gelirse, her kötülüğün içine girmiş demektir. Tartışmayı kazanma arzusu, diğer kötülüklere sebebiyet verir.

Münakaşanın zararları

İtiraz etmeyi âdet haline getirmek, “Hayır öyle değildir” demek, çok çirkindir. 

Mesela, biri, “Havanın sıcaklığı 25 derece” dese, buna, “Hayır 30’dan aşağı değil” demek, onun sözüne itirazdır. Çünkü böyle söylemek, “Sen bilmiyorsun, bu işten sen anlamazsın, sen ahmaksın, ben akıllı ve bilgiliyim” demektir. Bu ise, kendini büyük görüp, başkalarına hücum etmektir. 

Lüzum yokken, karşımızdaki şahsın kusurlarını bulup kendisine göstermek günahtır. Çünkü onun hatasını söylemekle üzmüş ve kalbini kırmış oluruz. Zaruretsiz incitmek haramdır. Böyle hususlarda başkasının hatasını söylemek gerekmez. Susmak ise imanın kemalini gösterir. 

Malik bin Enes hazretleri, “Tartışmanın dinde yeri yoktur. Tartışma kalbleri katılaştırır, kin ve nefret doğurur” buyurdu. “Çok sevdiğin sadık bir dostunu, tartışarak bir defacık kızdır, ondan sonra başına gelecek felaketi gör” demişlerdir.

Bir insanın hiç günahı olmasa, insanları doğru yola davet ediyorum diye tartışmaya girse, bu hareketi günah olarak ona yeter. İtirazı, tartışmayı huy edinen kimse mürüvvetsiz olur.

İmam-ı Gazali hazretleri, “Ancak şöhret için uğraşan, tartışmayı sever. Şöhret ise afettir” buyurdu. Münakaşa, dostun dostluğunu azaltır, düşmanın düşmanlığını artırır. Salih mümin........

© Gazete İpekyol