EMÎR SEÇERKEN
Muhterem Kardeşlerim…
Her yazımızda olduğu gibi, sizlere önemli konuları öncelikle sahih kaynaklardan, Tam İlmihal Saadeti Ebediyye, İmamı Rabbani Hazretlerinin Mektubat, Hakikat Kitab Evinin İhlas Yayınlarından faydalanarak, sizleri bilgilendirelim istiyoruz.
“Üç erkek sefere çıkınca, aralarında birini emîr [başkan] seçsinler” Hadis-i Şerifine göre, başkan seçerken takvası en fazla olanı, görüşü isabetli olanı, en iyi tedbir alanı, en mürüvvetli olanı, en cömerdi, en olgunu, en şefkatlisi ve en merhametlisi, başkanlığa daha layıktır. Bunlar eşitse kur’a çekilir. Emîr seçmek sünnet, emîre itaat vacibdir.
Emîr olan kızmamalı, gücenmemeli, güler yüzlü, tatlı dilli olmalı. Sabırlı olmalı. Affedici olmalı. En çok çalışan, o olmalı. Emri altındakilerden zerre menfaati olmamalı. Kendisi yüzünden, arkadaşlarının Cehenneme gidecek fiiller işlememelerine çalışmalı. Dini konularda kendinden konuşmamalı, her konuşması, büyüklerimizin bahsettiklerinden veya kitaplarından olmalıdır.
Bir kurumun bazı yanlış işleri olsa, müdür veya patron buna göz yumsa, bizim müdahale edip bu durumun düzelmesi için müdüre baskı yapmamız uygun olmaz.
30 sene kadar önce, bir arkadaş, çalışan bir personele kâğıt, kalem, bant gibi şeyler veriyor. Bakıyor, birkaç gün sonra bunlar yok oluyor. Yani o personel, bunları alıp evine götürüyor veya birilerine veriyor. Durmadan bundan malzeme istiyor. Bir gün kızıyor, “Sen çalıyorsun, sana bir tek malzeme yok” diyor. O da bu arkadaşı müdüre şikâyet ediyor, “Bana malzeme vermiyor” diyor. Müdür, arkadaşı çağırıyor. “Biz onun ne yaptığını biliyoruz. Sen karışma, nereye götürürse götürsün, sen vermeye devam et” diyor.
Eğer müdür, patron bir işi biliyorsa, onlara söylemek uygun olmaz. Bilmiyorlarsa, ortada bir hainlik varsa bir kere söylenir. Artık bundan sonra müdürün veya patronun işine karışılmaz. Israrcı olunmaz. Kraldan çok kralcı geçinmek, çok uygun bir deyim. Yöneticinin veya patronun yaptığı bize göre yanlış olsa, bizimki de, bize göre doğru olsa, yine de onların işine kesinlikle karışmamalı. Çünkü sorumluluk onlara aittir.
“Emîr, mubah bir şeyi, mesela sigarayı yasaklasa, buna uymak gerekir mi?” konusunda Berika’da, “Emîr [başkan, âmir], mubah olan bir şeyi emrederse veya yasaklarsa, buna itaat şarttır, çünkü emîrin İslamiyet’e uygun emirlerine itaat vacibdir” buyuruluyor. Buradaki vacib, farz demektir.
Bir Hadis-i Şerif meali şöyledir:
“Günahı emretmedikçe, emîre itaat vacibdir.” [Beyhekî]
Nisa sûresinin “Allah’a, Peygambere ve sizden olan emîrlere itaat edin” mealindeki âyette bildirilen itaat, Müslüman emîrin, dine uygun emir ve yasaklarına uymaktır. (Hadika)
Habeşî [zenci] cariye olan Ümmi Eymen’in oğlu Üsame bin Zeyd, 18 yaşında iken, bir........
