NELER OLUYOR?
Bölge ülkeleri ABD ve İsrail komutasında toplantılar düzenliyor. Süreç gereği çeşitli ev ödevlerini ve yeni rollerini alıyorlar ABD ve İsrail komutanlarından. Aslında bir anlamda son Birleşmiş Milletler toplantısında da bunun çok da dolaylı olmayan bir dağılımı yapıldı veya bu irade deklare edildi. Yani bu irade dediğimiz soykırımın sürdürülmesi ve bölgedeki ABD-İsrail hegemonyasının devamına yönelik, bölge haklarının tutsak olmaya devam etmesine yönelik bir irade ve kararlılık sergilendi. Aslında barış amaçlı kurduklarını söyledikleri BM kürsüsünden soykırıma devam edeceklerini ve yeni soykırım tehditlerinde bulunabilmesi uluslararası düzen veya uluslararası hukuk denilen mekanizmanın artık tümüyle işlevsiz ve etkisiz olduğunun da açık bir kanıtı ve göstergesi. “İran’la yeniden müzakere arayan Trump, BM kürsüsünden bütün bir ülkeyi imha etmekle tehdit ederek teslimiyet ile savaş arasında seçim dayattı.” https://ydh.com.tr/d/44983/haber
Yine bu bağlamda kimi liderler, öğretmenlerinin anaokulu öğrencisini övdüğü gibi övülür; kimileri de Soykırımcı Epstein koalisyonu tanrılarını/suçlularını tazim eder ve över, en aşağılık şekilde yalakalık yapar. BM kürsüsünden, soykırımcılar, açıkça soykırıma ve işgallere devam edeceklerini deklare eder; haklıların, mazlumların, mağdurların sesi ise vicdanlara pek ulaşmaz. Ama yine de bu iyiliğin, haklılığın sesi ve direnme iradesi birlikte yürümektedir. Bu bağlamda soykırımcı ve münafık çoğunluğun rahat olmadığı gözlendi. Neredeyse bu son BM Genel Kurulu’nda konunun sadece İran olması olabildiğince dikkate değerdir.
Bu toplantıda resmi en çarpıcı ve özet olarak ortaya koyan hiç kuşkusuz İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan idi.
Bu konuşma tarihi bir süreç ve tarihi bir belge niteliğinde olup şimdiye kadarı ve sonrasını ortaya koyan nitelikler taşıması ile değerlidir. Diplomatik açıdan, İran ve direniş ümmetinin tavrını, duruşunu, kararlılığını ve gücünü yansıttığı gibi teslimiyetin asla olmayacağını, soykırımcı teröristlerin eylemlerini belgeleriyle deklare etmesi açısından da bu böyledir. Bu konuşma İran halkının ve tüm iyilerin itiraz etmediği, benimsediği duruşa tekabül etmektedir. Zorbalığa boyun eğmenin olmayacağının küresel düzeyde deklaresi ve tescilidir. https://www.tasnimnews.ir/tr/news/2026/09/23/3704731/lider-dan
Diplomatik dil ve siyaset tarihi açısından tarihi nitelikte olan Pezeşkiyan’ın çarpıcı konuşmasından bazı kesitler:
"Bizi vurdular ama yıkamadılar… biz gücümüzü milletimizden alıyoruz… Trump ve Trump'la beraber haydutluk yapmak isteyenler bunu çok iyi anlasınlar ki zorbalığı hiçbir zaman kabul etmeyeceğiz" https://www.on4haber.com/siyasal-iletisim-acisindan-pezeskiyanin-bm-hitabi/amp
Yine küresel sistemi ve uluslararası kurumların artık işlevselliğini yitirdiğinin bir resmi sayılabilecek çifte standartları, Minab'daki okul saldırısını ve Gazze'deki gelişmeleri, Hamaney’e yapılan........
