menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SEVGİ: RUHUN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ

3 0
17.02.2026

Modern çağın en büyük paradokslarından biri şu: Her zamankinden daha bağlantılıyız ama her zamankinden daha yalnız hissediyoruz. Oysa insan ruhunun en temel ihtiyacı teknoloji değil, başarı değil, hatta güvenlik bile değil, sevgidir. Sevgi, yalnızca romantik bir duygu değil, psikolojik sağlamlığın, iyileşmenin ve hatta toplumsal barışın temel taşıdır.

Bağlanma kuramının kurucusu John Bowlby, insan yavrusunun hayatta kalabilmesi için güvenli bir bağa ihtiyaç duyduğunu söylerken aslında tüm yaşam sürecini tarif ediyordu. Güvenli bağlanma geliştiren bireyler yalnızca çocuklukta değil, yetişkinlikte de daha dengeli ilişkiler kurabiliyor, stresle daha sağlıklı baş edebiliyor ve kriz anlarında daha az dağılabiliyor. Çünkü sevgi, sinir sistemini regüle eder, kişiye içsel bir güven alanı sağlar.

Bu yalnızca teorik bir önerme değildir. Sosyal nörobilim alanında çalışan Matthew Lieberman, beynin sosyal bağları fiziksel ihtiyaçlar kadar hayati algıladığını ortaya koyar. Sevilmek ve ait olmak, yalnızca ruhumuzu değil, sinir sistemimizi de düzenler. Sevgi deneyimi sırasında salgılanan oksitosin hormonu, stres hormonu kortizolün etkisini azaltır. Bir başka deyişle sevgi, biyolojik düzeyde de bir şifadır.

Varoluşçu psikiyatr Viktor Frankl ise en ağır insanlık koşullarında bile anlamın çoğu zaman sevgiyle bağlantılı olduğunu savunur. Toplama kampındaki deneyimlerinden yola çıkarak yazdığı eserlerde, insanın........

© Gazete İpekyol