SAVAŞ VE BARIŞ
İki yakayı bir araya getirmeye çalışan barış sefilleri olarak, dört başı mamur hayatımız olmadı hiçbir zaman.
Kanla sulanıp ölümle katıklandı ömrümüz her sabah ve akşam.
Acıdan delik deşik olan yüreğimizden umutları eleyeli çok oldu.
Savaş ve barışlı iki uçlu bir hayatta, yüreği hiç acıya bulanmamışlar, savaştan yana nekrofilik beslemelerine azık katarak, can nedir bilmeyen caniliklerine mahkum ettiler bizi yıllarca.
Ekradın erkanına cühela olanları baş etti bir taraf ve kitleleri sürükledi başı kesilmiş serseri tavuk gibi peşinden , sadece sol yatağında kıvrananlar.
Yüreğimizi iğne iğne kazıp ektiğimiz umutlara, fare görmüş fil tepkisi verip göğsümüzün üzerinde fil gibi tepindiler.
Biz bağırdıkça hortumladılar barış adına ne varsa içimizden.
Kimi gasp etti hakkımızı ilahi payemizden, kimi gasp edilmiş haklar adına servet payladı.
İştahı kanla kabaran vampirler, bileklerini kesip kendi kanlarını içecek sonlarını görmekten korkuyorlardı hep.........
