Halil'in Hayali..
Sabahın ilk ışıkları, köyün üzerindeki ince sisi ağır ağır dağıtırken, horozların sesi bütün evlere umut gibi yayılıyordu. Toprak damlı evlerin bacalarından yükselen duman, yeni bir günün başladığını haber veriyordu.
Halil, her sabah olduğu gibi erkenden kalktı. Babası çoktan tarlaya gitmiş, annesi tandırın başında ekmek pişiriyordu. Elini yüzünü yıkadı, yıpranmış çantasını omzuna aldı ve okul yoluna düştü.
O yol, sadece birkaç kilometrelik bir köy yolu değildi Halil için. O yol, hayallerine uzanan ilk adımdı.
Ayakkabılarının altından ezilen taşların sesini dinlerken gözleri uzaklara dalıyordu.
"Bir gün ben de okuyacağım," diyordu kendi kendine. "Öğretmen de olabilirim, doktor da... Belki mühendis olur, köyüme su getiririm. Belki bir bilim insanı olur, çocukların daha güzel bir ülkede yaşaması için çalışırım."
Hayalleri, köyün sınırlarından çok daha........
