TAVUKTA PAYLAŞILAN SOFRANIN HAKİKATİ
Ocak ayında kasapta, markette kilogramı 139 lira olan ızgara kanat, haziran ayı gelip de mangal sezonu açılınca birden 280 ile 450 lira arasına fırladı. Bütün tavuğun kilogramı ise hala 130 lira civarında seyrediyor. Şimdi durup düşünelim: Aynı tavuk, aynı kanat... Aradaki bu uçurum, bu derin makas bir tesadüf mü? Elbette hayır. Karşımızda, tüketicinin mevsimsel talebini fırsata çeviren, buram buram "fırsatçılık" kokan bilinçli bir fiyatlandırma stratejisi var.
Asıl hikâye şu: Sektördeki bazı uyanık çevreler, bütün tavuğu parçalayarak astronomik kârlar elde etmenin yolunu bulmuş. Bütün tavuğu 130 lirada tutuyorlar ki, "Bakın zam yapmıyoruz" diyebilsinler. Ama iş kanada ya da pirzolaya gelince, adına 'işçilik' dedikleri sahte bir bahanenin arkasına sığınarak fiyatı birkaç katına çıkarıyorlar. Ortada somut bir ek maliyet falan yok; tamamen "Yaz geldi, millet mangal yapacak, ne geçirirsek kârdır" mantığı! Rakamlar yalan söylemez, gelin ürün bazındaki tabloya hep birlikte bakalım: Bütün tavuk yüzde 45-60 zamlanırken, ızgara kanat yüzde 100 ile yüzde 220 arasında artmış. Pirzola 165 liradan 260 liraya çıkıp yüzde 55 zamlanırken, baget 145-180 lira bandına yükselmiş. Yani zam her ürüne eşit gelmiyor; yükü tamamen mangalcının, yani dar gelirlinin sırtına yıkıyorlar.
Peki, her sıkıştıklarında "Maliyetlerimiz katlandı, ne yapalım?" diyenlerin bu savunması ne kadar gerçekçi? Gelin, zincirin halkalarını tek tek, matematik........
