Sorumluluktan kaçışın adı ‘geçmişi geride bırakmak’
Günümüz ilişkilerinde en çok duyulan ama içi en çok boşaltılan kavramların başında "gelişim", "sınır koymak" ve "geçmişi geride bırakmak" geliyor. Oysa bu süslü kılıfların ardında çoğunlukla ne yazık ki modern dünyanın en büyük hastalığı yatıyor.
Yüzleşme korkusu ve ezici bir ego. Eski zamanlarda bir kalbi kırıp özür dilemek bir erdemken, bugün adeta bir zayıflık göstergesi olarak addediliyor. İnsanlar hatalarıyla yüzleşip o yarayı onarmak yerine, köprüleri yakıp sessizce uzaklaşmayı seçiyor. Bir zamanlar en değer verilen insanlar, tek bir hamleyle hayatımızdan çıkarılıyor; adına da konforlu bir bahane olarak "kendimi koruyorum" deniyor. Peki, gerçekten korunan şey ruh sağlığı mı, yoksa sarsılmasından korkulan o koca ego mu?
Özür Dileme Cesaretinin Yok Oluşu İlişkiler karşılıklı emek ve zamanla örülür. Ancak bu yapı çatırdayıp bir hata işlendiğinde, dengeleri koruyacak ilk anahtar samimi bir özürdür. Özür dilemek; karşıdakinin varlığına duyulan saygının, hatayı sahiplenmenin ve ilişkiye........
