PİYASAYA GÖRE GÜZEL KAZANIYORUM AMA…
Piyasaya göre güzel kazanıyorum ama… Üstelik kira da vermiyorum. Normal şartlarda bu cümleden sonra insanın oldukça rahat bir hayat sürmesi gerekir. Ekonomi teorisi bunu söylüyor. Kira yoksa insanın biraz nefes alması lazım. Hatta ay sonunda kenara üç beş bir şey koyması, geleceğe umutla bakması falan gerekir. Ama hayat teorik kitaplara pek benzemiyor. Mesela market alışverişi artık bir ihtiyaç değil, küçük çaplı bir finansal operasyon gibi. Eskiden markete listeyle gidilirdi. Şimdi markete giderken insan içinden dua ediyor. Sepete bakıyorsun: Biraz sebze, biraz meyve, yoğurt, ekmek… Kasaya geliyorsun. Kasiyer rakamı söylüyor. İnsan o an bir süre sessiz kalıyor. Çünkü aklına şu soru geliyor: “Ben az önce alışveriş mi yaptım, yoksa küçük bir işletmeye yatırım mı yaptım?” Ama mesele sadece market değil. Bir de çocuk ekonomisi var. Çocukların finans anlayışı çok farklı çalışıyor. Onlara göre dünyada iki tür para vardır: Anne kartı ve baba kartı. Ve bu kartların limiti sonsuzdur. Mesela çocuk diyor ki: “Anne bunu alalım.” “Pahalı........
