Dalgaların Arasında Yeniden Başlamak: Hatay Sörf Merkezi
Datça’da yine böyle bir anda bir çiftle tanıştım. Sohbet sırasında Hatay’da yaşadıklarını öğrenince aklıma bir süredir merak ettiğim proje geldi ve hemen sordum: “Hatay Sörf Merkezi’ni duydunuz mu?” Meğer arkadaşları orada çalışıyormuş. Bazen bir köşe yazısının konusu da böyle çıkıyor insanın karşısına. Datça’da tesadüfen başlayan bir sohbet, sizi kilometrelerce uzağa, Hatay’a götürebiliyor. Bunu duyunca yazarlık refleksim hemen devreye girdi: “Bunu köşemde yazmalıyım!”
Daha önce Çağla Şıkel’i kaleme aldığım yazımda da sörfe değinmiştim. Ancak bu kez karşıma yalnızca bir spor dalı değil; insanın doğayla temasının, anda kalabilmesinin ve hayata yeniden tutunmasının bir yolu çıktı. Hatay Sörf Merkezi’nin anlamı da tam burada başlıyor.
6 Şubat depremlerinin ardından Hatay denildiğinde çoğumuzun zihnine önce yıkım geliyor. Kaybedilen hayatlar, evler, sokaklar, anılar… Bugün hala “Hatay’da artık ne kaldı ki?” diyenleri duyuyoruz. Oysa biraz da kalanı ve filizleneni konuşmak gerekiyor. Çünkü Hatay’da hayat devam ediyor. Deniz orada, gençler orada ve önlerinde hala yakalayabilecekleri dalgalar var.
Hatay Sörf Merkezi’ni benim için bir spor projesinden daha değerli hale getiren de bu. Depremin ardından sörf, özellikle gençlere yalnızca yeni bir spor dalıyla........
