menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Uzun Vadeli Vizyon

7 0
sunday

Heyecanıyla, coşkusuyla, hayal kırıklığıyla bir futbol sezonunu daha geride bıraktık. Sezona Ole Gunnar Solskjaer’le başlayan Beşiktaş, oynanan futbol ve alınan sonuçlarla beklentilerin uzağında kalınca, henüz sezonun ilk yarısında Norveçli teknik adamla yolları ayrıldı. Sezonun ilk yarısında taraftarlarına büyük hayal kırıklığı yaşatan Beşiktaş, sahada kimliğini kaybetmiş bir görüntü çiziyordu. Takımın özgüveni düşmüş, oyun planı belirsizleşmiş, tribünlerle bağ kopmuştu. Bu noktada takımın başına bir dönem Beşiktaş’ta şampiyonluk yaşayan Sergen Yalçın getirildi. Tabii Sergen Yalçın geldiğinde zaten iş işten çoktan geçmiş gibiydi ama Sergen Yalçın, camianın ruhunu bilen bir figür olarak umutları yeniden yeşertti. Şampiyonluk inancı bitse de sezonun ikinci yarısında, kadroya yapılan takviyelerle birlikte takımın reaksiyon vermesi, tribünlerle saha arasındaki bağın yeniden kurulması ve oyuncuların mücadele gücündeki artış dikkat çekiciydi.

 

Ancak ligin kritik haftalarında kaybedilen puanlar ve özellikle sezonun en büyük hedefi olarak gösterilen Türkiye Kupası’ndan elenilmesi futbolun acımasız gerçeğini bir kez daha ortaya koydu. Sergen Yalçın kulüpten ayrıldı. Büyük kulüplerde süreçten çok sonuçlar konuşulur. Beşiktaş gibi bir camiada birkaç kötü sonuç, bütün olumlu tabloyu gölgeleyebilir. Sergen Yalçın’ın ayrılığı da biraz bu psikolojinin sonucu oldu.

 

Özellikle son yıllarda Beşiktaş’ta teknik direktör değişikliği artık bir tercih değil, kronikleşmiş bir refleks haline geldi. Siyah-Beyazlı camia son yıllarda her başarısız dönemin ardından çözümü kulübede aradı. Ancak sürekli değişen isimler, değişmeyen sorunları ortadan kaldırmaya........

© Fotospor