menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Takım Bütünlüğü

14 0
16.02.2026

Beşiktaş, Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında zorlu deplasmanda, güçlü rakibi Başakşehir’e konuk oldu. Ligin 5. ve 6. sıralarını paylaşan iki ekibin mücadelesi, tempolu oyunu ve yüksek tansiyonuyla kuşkusuz haftanın dikkat çeken karşılaşmalarından biriydi. Son dakikada bulduğu golle maçı 3-2’lik skorla tamamlayan Siyah-Beyazlılar, böylece sezon sonu üçüncülük hedefi doğrultusunda kritik bir virajı kayıpsız dönmüş oldu. Trabzonspor ve Göztepe’nin puan kaybettiği haftada hanesine üç puan yazdırdı.

 

Öncelikle şunu söyleyeyim; bu karşılaşmaya kadar tam 13 haftadır yenilgi yüzü görmeyen, ancak ‘yenilmemeyi öğrendi’ desek de ligin alt sıralarındaki takımlara karşı alınan beraberliklerden kaynaklanan puan kayıpları nedeniyle demoralize olan Beşiktaş için bu galibiyet sıradan bir üç puandan fazlasını ifade ediyor.

Çünkü son dakikada gelen bu galibiyet, sadece puan tablosuna işlenen üç puan değil, aynı zamanda hem teknik ekip hem de oyuncular adına özgüvenin tazelenmesi açısından da büyük önem taşıyor.

 

Maçın son düdüğüne kadar oyundan kopmayan, istekli bir görüntü veren Beşiktaş’ın, zorluk derecesi yüksek bir deplasmanda, önce geriye düşmesine ardından son anlarda Başakşehir’in beraberliği yakalamasına rağmen reaksiyon verebilmesi, sezonun geri kalanı adına umut vaad eden önemli detaylardan biri oldu bana göre.

 

Düzenli okuyucularım bilir, zaten izlediğiniz bir maçı size tekrar dakika dakika anlatmam, ama bu kez şöyle bir üstünden geçeceğim.

Maça hızlı başlayan, tempoyu belirleyen, hataya zorlayan ve pozisyonlar bulan Başakşehir’e karşı, beş yeni transferiyle daha dengeli ve kontrollü bir oyun sergilemeye çalışan bir Beşiktaş izledik ilk yarıda. Siyah-Beyazlılar Djalo’yla, yine kendi yarı alanından çıkarken yapılanı bireysel hatayla golü kalesinde gördü. Savunma yerleşiminde ve bireysel konsantrasyonda yaşanan problemler, sezon başından bu yana Siyah-Beyazlılar’a pahalıya patlıyor. Dün akşam bunu bir kez daha gördük. Beşiktaş’ın kırılgan savunması rakiplerinin iştahını artıran en önemli unsur. Beşiktaş kontrollü bir oyun planıyla sahada yer alsa da savunma zaafları hala en büyük soru işareti olmaya devam ediyor. Özellikle yan toplarda. Ki Başakşehir’in ikinci golü de yine bir yan topla geldi.

 

İlk yarı Başakşehir’in galibiyetiyle bitecek derken, Opoku yaptığı inanılmaz hatayla Oh’a gol izni verdi ve soyunma odasına beraberlikle girildi. Oh’a, böyle hata yapmayacaksın işte.

 

İkinci yarının başlarında da etkili olan taraf yine Başakşehir’di. Özellikle kanat organizasyonları ve ceza sahası çevresindeki baskıyla Beşiktaş savunmasını zorladılar. Bu bölümde haftalardır eleştirilen kaleci Ersin’in kritik kurtarışları, Siyah-Beyazlılar adına belirleyici oldu.

İkinci yarıda önce dengeyi kuran, ardından kontrolü sağlayan ve orta sahada pas trafiğini hızlandıran Beşiktaş, son haftalarda form grafiğini yukarı çeken Orkun’un ayağından bulduğu golle üstünlüğü sağladı ama Başakşehir pes etmedi, eşitliği yakaladı. ‘Yine mi beraberlik?’ diye düşünürken Mustafa’dan skoru belirleyen gol geldi. Derin bir nefes aldık. Ama en derin nefesi Sergen Yalçın almıştır.

 

Son dakikaya kadar heyecan seviyesi yüksek, tempolu bir karşılaşma izledik dün akşam. Beşiktaş zaman zaman ritmini kaybetse de genel görüntüsüyle keyif de verdi, kaybedilen takım bütünlüğünün yeniden inşa edildiğinin sinyallerini de. Yeni transferler adaptasyon sürecini tamamladığında seyir zevki yüksek bir oyun ve kazanma alışkanlığını yeniden edinen bir Beşiktaş sahada olacak.


© Fotospor