Dum spiro spero: Türkiye’nin cari açığı sağlık ihracatında mı saklı?
Bu hafta sonu OHSAD (Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları derneğinin) 15. kongresindeydim. Özel sektör temsilcilerinin yanı sıra sağlık, maliye ve çalışma bakanlıklarından bakan, bakan yardımcıları ve genel müdürleri ve bürokratlarından oluşan üst düzey katılım vardı. Paneller boyunca bir yandan SUT fiyatlarının (Maliye Bakanlığı fiyat tarifesi ) düşüklüğ ü ve artan işletme maliyetlerinin karşılanamaması tartışılırken, diğer yanda sağlık turizminin önü açıldığı takdirde Türkiye’nin önünde beliren inanılmaz fırsatlar konuşuluyordu. Aynı masada iki farklı gerçeklik vardı: mevcut sistemin baskısı ve geleceğin potansiyeli.
Toplantıda ayrıca USHAŞ ve benzeri yapıların sağlık turizminin geliştirilmesinde üstlenmesi gereken roller, uluslararası hasta akışının artırılması ve Türkiye’nin küresel sağlık markası haline gelmesi için beklentileri ve stratejileri de açık şekilde dile getirildi. Bu, yalnızca bir sektör tartışması değil; aynı zamanda bir ülke vizyonunun çerçevesiydi.
Tam da bu tabloyu düşündüğüm anda aklıma şu söz geldi:
“Dum spiro spero” — nefes aldığım sürece umut ederim.
Bu kadim ifade, çoğu zaman bireysel dayanıklılığın bir simgesi olarak yorumlanır. Oysa bugün, bu sözü bir ülkenin ekonomik hikâyesine uyarlamak mümkün. Çünkü ekonomiler de insanlar gibi nefes alır, daralır, zorlanır ve yeniden dengelenmeye çalışır. Türkiye’nin uzun yıllardır süregelen cari açık meselesi de tam olarak böyle bir hikâyedir.
Cari açık, yalnızca bir finansal gösterge değil, aynı zamanda yapısal bir gerçeğin yansımasıdır. Özellikle enerji ithalatına olan bağımlılık, bu açığın en temel belirleyicilerinden biri olmaya devam ederken, klasik çözüm arayışları çoğu zaman aynı döngü içinde kalmıştır. Oysa belki de artık soruyu değiştirmek gerekir: Türkiye cari açığını kapatmaya mı çalışıyor yoksa yeni bir ekonomik denge mi arıyor?
Bu sorunun cevabı, beklenmedik bir yerde, insanın en temel ihtiyacında saklı olabilir: sağlıkta.
Son yirmi yılda Türkiye, sağlık alanında sessiz ama son derece güçlü bir dönüşüm yaşadı. Uluslararası standartlarda hastaneler, yüksek........
