Mert Erez İle Rehber (2024) Üzerine Söyleşi
Yazar ve yönetmen Mert Erez; 15 Temmuz 1993, Balıkesir, Burhaniye’de doğdu. Henüz lise yıllarındayken ilk kısa filmi olan Kız Kaçıran‘ın (2007) yönetmenliğini ve senaristliğini Uluç Erdem Ersen ve Ozan Sertdemir ile beraber üstlendi. Daha sonra 2009 yılında yönetmenliğini Ozan Sertdemir’in yaptığı O An (2009) isimli kısa filmin senaristi ve yardımcı yönetmeniydi. Yine aynı yıl içinde iki reklam filmi çekti.2010 yılında, Mecaz-i Kurşunlar adlı kısa filmini yine Ozan Sertdemir ile birlikte çekti. 2012’de Filmin Adı Yok adlı kısa filmin senaristliğini ve yönetmenliğini yine Ozan Sertdemir ile birlikte yaptı.
Son olarak yazıp yönettiği kısa filmi Rehber (2024); 5. Esenler Film Festivali Kısa Film Yarışması, 2. Dicle Belgesel ve Kısa Film Festivali Ulusal Kısa Film Dalı, 25. İzmir Kısa Film Festivali gibi pek çok film festivalinde finalist oldu ve başarı elde etti. Mert Erez ile kendine has bir hikâyesi olan Rehber (2024) üzerine konuştuk. Keyifli okumalar.
Röportaj: Seher Kızılırmak & Ekin Taneri
Öncelikle röportaj teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. ‘Rehber ‘ aslında kayıp konusunu tersten işleyen bir film. Genelde yıllardır görmediği ya da hiç tanışmadığı anne-babasını kaybeden evlatların, yaşadıkları kayıp üzerine ebeveynlerinin peşine düştüğü hikâyeler izlemeye alışığız. ‘Rehber’de ise bunun tam tersi olmuş. Filmde yabancılaşma çok duru bir biçimde işlenmiş. Bir babanın hiç tanışmadığı oğluyla tanışma çabasını izliyoruz. Yas kavramını buradan anlatmaya nasıl karar verdiniz?
Röportaj için biz teşekkür ederiz, ekip olarak. Aslında kendi yaslarımdan yola çıktım. Ancak hikâyenin başına dönmem gerekirse bu filmin senaryosu aslında gerçek bir hikâyeden ortaya çıktı. Memleketim Tire’yi ziyarete gittiğim bir gün, arkadaşımın başına gelen bir olayı öğrendim. Bir anne, arkadaşımı arayıp “Oğlumdan bahseder misin bana?” diye sormuştu. Çünkü oğlu yakın zamanda ölmüştü. Bu soru beni çok üzmüş ve çok şaşırtmıştı. Bir annenin, birlikte yaşadığı oğlunu tanımadığını düşünmesi ve telefonundaki insanları arayıp oğlu hakkında bir şeyler sorması… Ben de babamı kaybettim çocukken. Babam beni tanımaz, ben babamı tanımam diye düşündüm. Çünkü zaten öyle bir çocukluk geçirdik. Ancak bir oğulun babasını tanımaya çalışması yerine bu şekilde bir anlatı yapmak istedim.
Filmin başlarında gördüğümüz komşu Rahman, Ali’ye çok tepkili ve kızgın. Bunun sebebi Ali’nin ailesini bırakıp gitmiş olması mı?
Gitmiş olması ve oğlu öldükten sonra bile hemen dönmemiş olması. Yani biz oğlanı gömdük zaten, şimdi mi geldin? demek istiyor aslında o........
© Film Hafızası
