Zamane Dünyasında “Rikkate-İnceliğe-Nezakete” Yer Var mı?
Parmaklarımız ekranlarda gezinirken zaman eriyor sanki; sanal dünyanın sonsuz döngüsünde kaybolup gidiyoruz. Beğeniler, takipçiler, bitmek bilmeyen bir bilgi bombardımanı… Sosyal medyanın bitmek bilmeyen bildirimleri ve paylaşımları arasında, kalbimizin o en hassas duyguları, o içten gelen incelik yavaş yavaş kayboluyor mu acaba?
Edebi Tanım: Rikkat
“Rikkat”, duygusal bir incelik, kalbin yumuşaklığıdır; sevgiyle dokunulmuş bir ruh hali, içten bir fısıltı gibidir. Bir zamanlar kelimeler, kâğıdın narin yüzeyinde bir karınca gibi gezerdi. Mürekkebin kokusu, ruhumuza işleyen nazik bir dokunuştu. Şimdi ise ekranların soğuk ekranları, bu duygusal inceliğin yerini alıyor. Oysa “her şey zıddıyla kaimdir.” Belki de bu dijital gürültünün içinde, kalbimizin o yumuşak halini yeniden hatırlamamız gerekiyor. Kâğıdın o tanıdık kokusu, mürekkebin koyu daveti…
Kalem ele alınınca, zaman dururdu adeta. Her bir harf, parmakların ve dudakların ortak bir eseri gibi, yavaş yavaş belirirdi satırlarda. O an, yani kalemin elle ve gönüle buluştuğu vakit her şey değişir. Sadece yazmak değildir o vakit mesele, gönülden ve zihinden kâğıda dökülen bir hayat vardır. Şimdi ise kaygan bir zeminde her şey kayıyor ve görseller kendisine saniyelik bir zaman bulabiliyor.
Günlük Hayattaki Karşılığı: Rikkat
Rikkat, insanların birbirine karşı gösterdiği nazik, kalbi muhabbetle ortaya koyduğu davranışlardır. “Rikkatle yaklaşmak, kalpleri kazanmada en etkili yoldur.” ve “Rikkat, içten gelen bir gülüş kadar samimi olmalıdır. Gözlerinin içi gülmelidir.” Sosyal medya, bir yanıyla dünyayı avucumuza getirirken, diğer yanıyla insani ilişkilerimizi sanallaştırıyor,........
