menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KIZIL ŞAFAKTA MÜHÜRLENEN YEMİN: 20 YANVAR!

59 0
20.01.2026

Siz hiç toprağa ekilmeden, sadece döküldüğü betonun üzerinde kanla sulanan bir çiçek gördünüz mü? 20 Yanvar (Ocak) sabahı Bakü sokakları, binlerce kırmızı karanfille sadece bir sistemin meşruiyetinin can vermesine tanık olmuyor, bir ulusun yeniden doğuşunu selamlıyordu.

Dünya askeri tarihi pek çok işgal gördü, ancak çok azı 20 Yanvar’daki kadar büyük bir stratejik hataya imza attı: Bir süper güç, paslanmaya yüz tutmuş dişlilerini, silahsız bir halkın hürriyet iradesine çarptığında, aslında kendi sonunu ilan ediyordu. Bakü sokakları o sabah sadece kanla değil, devrilmez sanılan bir rejimin enkazıyla doluydu. O gece Bakü’de tanklar sadece insanların üzerinden geçmedi; bir imparatorluğun tüm itibarının, vicdanının ve geleceğinin de üzerinden geçti. Ancak metalin soğukluğu, bir halkın içindeki özgürlük ateşini söndürmeye yetmedi. Sovyetler Birliği’nin tabutuna çakılan son çivi, Moskova’daki bir ofiste değil, Bakü’nün caddelerinde tank paletlerinin altında dövüldü. 20 Yanvar, sadece savunmasız bir halkın üzerine açılan ateşin adı değil; can çekişen bir devin, kendi halkına kurşun sıkarak intihar ettiği o karanlık dönemeçtir.

Tarihin tozlu raflarında pek çok tarih rakamlardan ibarettir, fakat 20 Ocak 1990 Azerbaycan için zamanın yön değiştirdiği bir koordinattır. Bir yanda modern silahlarla kuşanmış Kızıl Ordu, diğer yanda ise sadece çıplak elleriyle bağımsızlığı tutmaya çalışan binler…

20 Ocak, Azerbaycan tarihinin en trajik ama aynı zamanda en onurlu sayfalarından biridir. Bu olay, Sovyetler Birliği’nin çöküş sürecinde, Azerbaycan’ın bağımsızlık yolundaki iradesini kırmak amacıyla gerçekleştirilen kanlı bir askeri müdahaledir.

​1980’lerin sonunda Sovyetler Birliği dağılma sürecine girmişti. Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarına (özellikle Karabağ’a) yönelik talepleri ve yüz binlerce Azerbaycanlı’nın Ermenistan’dan göç etmeye zorlanması, Bakü’de büyük bir halk öfkesine yol açtı. Azerbaycan halkı hem bu haksızlıklara dur demek hem de tam bağımsızlık talebiyle meydanlara döküldü. Olaylar kısa sürede Sovyet rejimine karşı bir bağımsızlık hareketine dönüştü. ​ Sovyet lideri Mihail Gorbaçov, 19 Ocak’ı 20 Ocak’a bağlayan gece yaklaşık 26.000 kişilik Sovyet ordusuna, tanklar ve zırhlı araçlarla Bakü’ye girme emri verdi.

Operasyon başlamadan hemen önce Sovyet istihbaratı (KGB) tarafından Azerbaycan televizyonunun enerji sağlayıcısı havaya uçuruldu. Halkın haber alması engellendi. Gece yarısı geldiğinde “Kızıl Ordu”ya ait tanklar ve ağır silahlı birlikler beş koldan Bakü’ye girdi. Tanklar sadece barikatları değil, sivil araçları ve insanların üzerini çiğneyerek ilerledi. Kadın, çocuk ve yaşlı ayrımı gözetmeksizin silahsız sivillere hatta ambulanslara ve yaralılara dahi ateş açıldı. Resmi rakamlara göre o gece ve sonrasında, 147 kişi şehit edildi. 700’den fazla kişi yaralandı. Yüzlerce kişi tutuklandı. Artık o gün adını tarihe “Kara Ocak” (Qara Yanvar) olarak yazdırmıştı.​

O gece hayatını kaybeden 147 kişinin her birinin ayrı bir........

© Fikir Kazanı