menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İnsandan Evvel Şartları Denetlemek Lazım

3 0
previous day

İnsan doğası üzerine yüzyıllardır süren tartışmaların ortak bir sorusu vardır: İnsan özünde iyi midir, kötü müdür? Belki de bu sorunun kendisi eksiktir. Çünkü insan, tek başına değerlendirilebilecek soyut bir varlık değildir; içinde yaşadığı şartlarla birlikte anlam kazanır. Aynı insan, farklı şartlarda bambaşka davranışlar sergileyebilir. Bu nedenle kötülüğü yalnızca bireyin karakterinde aramak, toplumsal gerçekliği eksik okumaktır.

Doğada bunun sayısız örneği vardır. Zararsız görünen bakteriler, uygun sıcaklık ve elverişli bir ortam bulduklarında hızla çoğalarak hastalığa neden olurlar. Hastalığın sebebi yalnızca bakteri değildir; ona üreme fırsatı veren şartlardır. İnsan davranışı da büyük ölçüde bu ilkeye benzer. Uygun denge mekanizmaları kurulmadığında, bireyin zaafları zamanla davranışlarına yansımaya başlar.

İnsan, yakın çevresinde ve dar sosyal ilişkiler içinde çoğunlukla daha dikkatli davranır. Çünkü aidiyet duygusu, karşılıklı tanınırlık ve sosyal denetim bireyin davranışlarını sınırlar. Ancak ilişki ağları genişledikçe, hesap verebilirlik azaldıkça ve kurumsal takip zayıfladıkça insanın zafiyetleri daha görünür hâle gelir. Bu yüzden medeniyet yalnızca iyi insan yetiştirme projesi değildir; aynı zamanda insanın zaaflarını sınırlayacak kurumlar inşa etme sanatıdır.

Devletin varlık sebeplerinden biri de tam burada ortaya çıkar. Devlet, sadece güvenliği sağlayan veya hizmet sunan bir organizasyon değildir; aynı zamanda kamu adına yürütülen faaliyetlerin hukuka uygunluğunu güvence altına alan kurumsal bir denetim mekanizmasıdır. Hukuk devleti, vatandaşına güvenen değil; güveni kurallar ve denetim yoluyla sürdürülebilir hâle getiren devlettir.

Bu........

© Fikir Coğrafyası