menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kimlikler Lütfen - 1

19 0
06.02.2026

“1976'da Lübnan'ı terk edip Fransa'ya yerleştiğimden beri, son derece iyi niyetli olarak, kendimi "daha çok Fransız" mı, yoksa "daha çok Lübnanlı" mı hissettiğim ne kadar çok sorulmuştur bana. Cevabım hiç değişmez: "Her ikisi de!" (Amin Maalouf)

Giriş

İnsanları “kayıt-altına” alma işlemi ilk kez antik çağlarda başlamış. Vergilendirme ve envanter kaygısıyla. M.Ö 200’lü yıllarda seyahat edenlerin “kimlik” belgesine sahip olması zorunluymuş. Bu günkü anlamda ilk kimlik kartları 1800’lü yıllarda Fransa’da “işçi kartları” olarak düzenlenmiş, ki bu hiç de tesadüfi bir durum değil, emeğin-kayıt altına alınması, yani üretim süreçlerinin düzene sokulması. 1. Dünya Savaşı sırasında bu günkü anlamıyla toplumsal yaşamın olmazsa olmazı haline gelmiş.

İnsanlara verilen ve zorunlu hale getirilen resmi “kimlik kartları” ile toplumsal kimlik(lendirme)ler arasında nasıl bir ilişki kurulabilir? Devletle birey arasındaki ilişkilenişlerde artık kimlik kartları birer olmazsa olmaz haline gelmiş vaziyette. Sadece devletle olan ilişkilerde de değil aslında, tüm kamusal ilişki alanındaki ağsal etkileşim kimlikler üzerinden yapılandırılıyor. Bankaya gittiğinizde de “kimlik lütfen” denilerek işlem akışları başlatılıyor ve aslında toplumsal kimlikler/aidiyetler ile bu resmi kimlikler arasında yapısal ve işlevsel olarak hiçbir fark yok.

Bu yazımda toplumsal kimliklerin aslında bireysel ihtiyaçlar, istekler bağlamında değil de toplumsal yapının politik dolayımı olan iktidar aygıtının ihtiyaçları sonucunda ve ona hizmet etmek adına ortaya çıkarıldığı tezini gerekçelendirmeye çalışacağım.

Kavramsal Analiz

İnsanı biyo/psiko/sosyal bir varlık olarak kabul ettiğimizde “kimlik” kavramı ve kavrama karşılık gelen durumların tam olarak da bu üç ayrı alanın kesişim kümesinin tam da orta yerine oturduğunu söyleyebiliriz. İnsanın diğer varlık türlerine göre çok bileşenli, boyutlu karmaşık bir varlık olması, insanı anlamaya çalışan alan ve disiplinlerin sayısının artmasına neden olmaktadır. İnsanın bu çok boyutluluğu kimlik denilen alana da sirayet ederek, aralarındaki ayrımların........

© Fikir Coğrafyası