menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kendimize gelelim: Karşımızda şeytanlar yok!

7 0
25.03.2025

Türkiye hızla bir şiddet sarmalına doğru savrulurken çok tehlikeli, çok endişe verici sosyal medya paylaşımları yapılıyor.

Bir örneğini yazının başında paylaştığım bu tür mesajları görünce ne kadar endişelendiğimi anlatamam...

Telaffuzu bile ağır geliyor ama ülkemiz resmen bir iç savaşa sürükleniyor olabilir. Bu tür paylaşımları yapanlar sebep olabilecekleri korkunç acıları düşünmeden birbirlerine karşı kini, nefreti körüklüyorlar.

"Düşmanlarının" kabul edilemez sözlerini eylemleri paylaşarak taraftarlarını konsolide etmeye çalışanlar aslında "kabilecilik" yapıyorlar.

Bunu alışkanlık haline getirenlerin aslında bir özgüven problemleri var. Korkuyorlar, korkularından emin olmanın çaresini "düşman kabileye karşı safları sıklaştırmakta" ve bir fırsatını bulup "ötekileri" yok etmekte arıyorlar.

Çünkü "birey" değiller. Varlıklarının sadece bir bütünün parçası olmakla anlam kazanacağını düşünüyorlar. Hayatta bir sürünün/kabilenin üyesi olmadan var olmak gibi bir alternatif olabileceğine inanmıyorlar.

Meselelere ilkel kabile mensubu perspektifinden, kesin inançlı cemaatçi zaviyesinden bakarsak, her şeyi biz-onlar karşıtlığı içinde anlamaya çalışırsak, hayırlı, doğru, faydalı bir neticeye varamayız.

Herkes karşısında düşman gördüğü "ötekiler" için, "onlar şöyle yapıyor böyle yapıyor" diye asla kabul edilemez saydığı onlarca şeyi sayıp döküyor.

Kimsenin empati yapmadığı, karşıdan gelen sesleri dinlemediği, hatta elinden geldiğince bağırarak kendisininkinden başka her sesi boğmaya çalıştığı ortamlar, zulümden başka bir şey üretmiyor!

İnsanlar kendilerini ayrılmaz bir parçası olarak gördükleri hayali bir "biz" içinden........

© Fikir Coğrafyası