Eksilen ritüeller, ağırlaşan ruhlar
Bir bayram daha geçti.
Ne ruhumuza iyi gelen pullar yapıştırılmış kartpostallar gönderebildik, ne de bayram ziyaretlerinin o eski ritmini sürdürebildik. Gel de ruhen ve bedenen obez bir toplum olma.
Geleneğin yüzyıllardan süzülüp gelen estetiğini ve insanı onaran bağlarını kaybetmek, bir toplumun sağlığını en derinden, en sessiz yerinden sarsıyor.
Modern yaşam, insanı yalnızca daha az hareket eden bir bedene dönüştürmedi; aynı zamanda daha çok ve daha kolay kaloriye erişen bir gıda evreninin içine yerleştirdi.
Obezite çağının en derin paradoksu belki de şudur: Teknolojik başarılarımız, biyolojimizin üzerine kurulduğu zorunlulukları ortadan kaldırırken, yeni hastalıkların zeminini de hazırladı.
Teknoloji bizi doğrudan hastalandırmadı; ama bedenin her gün yapmak zorunda olduğu sayısız küçük hareketi hayatımızdan çekip aldı. Sobanın etrafında kurulan........
