menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NATO zirvesi ve gözleri bağlı vatan!

45 0
08.07.2026

Toplumcu edebiyatımızın önemli isimlerinden Adnan Özyalçıner, bir öykü kitabına da adını veren ‘Gözleri Bağlı Adam’* adlı hikayesinde Karamürsel’deki ABD-NATO üssünde (Bu üssün 1950’li yıllardan ‘70’li yılların sonuna kadar SSCB’ye karşı bir dinleme üssü olarak kullanıldığı biliniyor) çalışan İşçi Hayro’nun gözünden üsse dair efsanenin yıkılmasını anlatır. Üssün sadece ABD’li askerler tarafından kullanılan bölümünde tamir için gözleri bağlanarak götürülmesi, İşçi Hayro’nun gerçeklere gözlerinin açılmasını sağlar.

Saray rejimi ve medyasının yürüttüğü propaganda Adnan ağabeyin öyküsünde işçilerin, halkın arasında ABD-NATO üssüne dair yayılan efsanelere benziyor. Dahası Saray rejimi; bu efsanenin yıkılmasını engellemek, emekçi halkın gerçekleri görmesinin önüne geçmek için her muhalif sesi susturmaya, adeta ülkenin/vatanın gözlerini bağlamaya çalışıyor.

Oysa Erdoğan ve Saray rejiminin, Türkiye’nin NATO içindeki öneminin artacağı propagandası eşliğinde dün başlayan Ankara zirvesi, emperyalist güçler arasındaki egemenlik mücadelesinin sertleşmesine bağlı olarak Türkiye ve bölge halkları için gerilim ve tehdidin artacağı yeni bir dönemin başlangıcını haber veriyor.

Genel Sekreter Rutte, Ankara zirvesi ile NATO 3.0 döneminin başlayacağını ilan etmişti.

Peki, NATO 3.0 döneminin başlaması ne anlama geliyor ve bu dönemde Türkiye’ye hangi rollerin verilmesi planlanıyor?

Öncelikle şu noktaya dikkat çekmek gerekiyor: Trump dönemiyle birlikte ABD emperyalizmi ile AB’li emperyalistler arasındaki ilişkilerde ortaya çıkan gerilim ve anlaşmazlıklar sanıldığı ya da iddia edildiği gibi ABD’nin NATO’dan çıkması gibi bir kopuşu değil, aksine AB’li emperyalistlere ABD emperyalizminin dünya üzerindeki hegemonyasını korumasına hizmet edecek bir şekilde yeniden konumlanmayı dayatıyor. NATO 3.0 döneminde Avrupa merkezli bir güvenlik mimarisinin oluşturulması amaçlanıyor. Bu “güvenlik mimarisi”, özellikle ABD emperyalizminin Çin ile mücadelesinin öne çıktığı/çıkacağı bir dönemde AB’li emperyalistlerin Rusya’ya karşı askeri ve mali yük ve sorumluluğu daha fazla üstlenmesine dayanıyor. “Avrupa’nın güvenlik yükünün ABD tarafından taşıdığı durumun sürdürülemez” olduğunu söyleyerek NATO 3.0 tartışmasının ABD Savaş Bakanı Hegseth tarafından başlatılmış olması da ortada bir kopuştan çok AB’li emperyalistleri yeniden konumlanmaya zorlamaya dayalı bir politikanın olduğunu ortaya koyuyor.

Dolayısıyla ABD emperyalizminin NATO içindeki AB’li........

© Evrensel