menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kürt özgürlük mücadelesi ve emperyalistlerin değişmeyen politikası: Rojava’dan Rojhilat’a bakmak

61 0
17.03.2026

Kürt coğrafyasının yüz yıl önce emperyalist paylaşım anlaşmalarıyla parçalanması ve devamında bölge gericiliklerinin Kürt sorununu çözümsüz, Kürtleri statüsüz bırakan politikaları nedeniyle Kürt sorunu diğer bölgesel gelişmelerle iç içe geçerek bugüne geldi. Bunun bir sonucu olarak ABD emperyalizminin bölgeyi (Ortadoğu) yeniden dizayn etme politikası bağlamında; Suriye’deki rejim değişikliği döneminde Rojava ve bugün İran’ı hedef alan savaşla birlikte Rojhilat Kürtlerinin (İran Kürdistanı) pozisyonu tartışılıyor. Bugün ABD ve geçmişte İngiliz emperyalizmi, bölgede işler istedikleri gibi giderken iş birlikçisi diktatörlüklerin, gerici rejimlerin Kürt ulusal özgürlük mücadelesini katliamlarla (Halepçe’de olduğu gibi) bastırmalarında hiçbir sakınca görmediler. Ama tıpkı bugün olduğu gibi emperyalist egemenlik/paylaşım mücadelesine bağlı olarak bölgeyi yeniden dizayn etmeye ihtiyaç duyduklarında ise bu kez sadece kendi çıkarları için kullanmak amacıyla Kürtleri hatırlıyorlar. ABD emperyalizminin Rojava’da Kürtleri HTŞ (Heyet Tahrir eş-Şam) yönetiminin saldırılarıyla yüz yüze bırakması ve bugün Kobanê’nin durumu başta olmak üzere yapılan anlaşmaya rağmen kazanımlarla ilgili tehdidin devam etmesi, Rojhilat’ta da atılacak adımlar konusunda dikkatli olunmasını zorunlu hale getiriyor.

İngiliz ve Fransız emperyalistleri, Birinci Emperyalist Dünya Savaşı’ndan sonra dünyanın en önemli enerji kaynaklarının bulunduğu ve ticaret yolları için önemli bir kavşak olan Ortadoğu’yu kendi kontrolleri altında tutabilmek için etnik, dinsel, mezhepsel gerilim ve çatışmalara açık, zayıf rejimler inşa ettiler. Kürdistan coğrafyasının dörde bölünmesi ve Kürtlerin ulusal taleplerinin yok sayılması da bu politikanın bir parçasıydı. Irak’ta 1919’da Şeyh Mahmud Berzenci’nin ulusal hareketini bastıran İngilizler, Musul ve Kerkük’ü alabilmek için Türkiye’ye Kürtlere özerklik tanınmayacağı sözünü vermişti. 1946’da İran’da Şah rejiminin Mahabad Özerk Cumhuriyeti’ni yıkmasını destekleyenler yine ABD ve İngiltere idi. Bugün İran’a yönelik saldırıların başını çeken ABD ve İsrail, 1975 Cezayir Anlaşması’nın yapılmasına kadar Kürtlere silah verdiler ama Irak ve İran arasındaki bu anlaşmadan sonra Kürtleri yeni katliamlarla karşı karşıya bıraktılar. Bölgenin son yüz yıllık tarihinde emperyalistlerin Kürt sorununu kendi çıkarları için kullandıktan sonra Kürtleri nasıl yüzüstü bıraktıklarını gösteren birçok acı olay bulunuyor.

Rojava’dan Rojhilat’a: Partner değişimi ve dersler

Tarihte yaşananlara bakınca bugün ABD ve İsrail’in İran rejimini devirmek için Kürtleri kara gücü olarak kullanmak isterken öte........

© Evrensel