Sosyal yıkıma karşı birleşik mücadele zamanı
Son 4 yıl içinde askeri harcamalarını rekor düzeyde arttırarak, Avrupa’nın en büyük askeri gücü olma yolunda ilerleyen Almanya’da, işbaşındaki Hristiyan Demokrat-Sosyal Demokrat (CDU/CSU-SPD) koalisyon hükümeti, bütçe açığını gerekçe göstererek işçi sınıfı ve emekçilerin kazanılmış sosyal haklarına karşı geniş kapsamlı sosyal yıkım “reformları” başlattı.
Sağlık, bakım ve emeklilik gibi alanlara dair hazırlanan yeni kısıtlama paketleri, bir taraftan mücadeleyle elde edilen tarihsel kazanımları yok ederken, diğer taraftan silahlanmanın faturasını doğrudan halka kesiyor. Yeni düzenlemeler arasında ilaç ve hastane katkı payının artırılması, 8 saatlik iş gününün kaldırılması, emekli maaşının düşürülmesi, emeklilik yaşının 67’den 70’e çıkarılması gibi uzun bir liste var.
Denilebilir ki; mart 2003’te Dönemin Başbakanı Gerhard Schröder tarafından ilan edilen ve Ajanda 2010 olarak adlandırılan sosyal yıkım planından yarım kalan uygulamalar, şimdi Başbakan Friedrich Merz tarafından gerçekleştirilmek isteniyor. Hem de aynı pervasızlıkla...
Bir süredir hazırlanan, üzerinde tartışma yapılan sosyal kesintilerin yasallaştırılması için dün başlayan Dünya Kupası maçlarının beklendiği ileri sürülmüştü. Gerçekten de dikkatlerin futbolda olduğu bir dönemde bazı adımların atılmak istendiği bugün daha iyi anlaşılıyor.
1 Temmuz’da bir araya gelecek koalisyon ortakları gelir vergisi, emeklilik, bakım hizmetleri ve bürokrasinin azaltılması gibi konuları içeren kapsamlı reform paketini ilan etmeye hazırlanıyor. Yaz tatili öncesine denk getirilmesi planlanan bu saldırı planı, adeta halk futbol ile meşgul olurken ve tatil hazırlıkları yapmaya........
