G7 zirvesi, İran mutabakatı ve ABD’nin güç kaybı
Fransa’nın önemli tatil beldesi Evian-les-Bains’de pazartesi başlayan ve çarşamba günü sona eren G7 zirvesi, özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın katıldığı önceki zirvelere göre daha sakin ve uyumlu geçti. Trump, geçen yılki Kanada zirvesinden, Ortadoğu’daki gelişmeleri gerekçe göstererek erken ayrılmış, sonuç bildirisini de imzalamamıştı. Bildiride altı ülkenin Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya’yı sert şekilde mahkum etmesi Trump’ın hoşuna gitmemişti.
Fransa zirvesinde ise Trump’ın onayıyla Rusya’ya yönelik yeni yaptırım kararları alındı. Bir yıl içinde yaşanan bu değişimin birkaç önemli nedeni bulunuyor. Bunların başında ‘Ukrayna barışı’nın Trump’ın sandığı kadar kolay olmaması geliyor. Ne Rusya ne de Ukrayna, kendisini “Dünyanın kralı” ilan eden Trump’a güvendi. Bu nedenle Trump’ın Ukrayna’ya kısa sürede barış götürme hayali boşa düştü.
Alman basınında zirveye dair yer alan haberlerde en dikkat çeken, Trump’ın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’ye soğuk davranışı oldu.
Beyaz Saray’dan, nadir elementler pazarlığı nedeniyle kovulan Zelenskiy, soluğu Avrupa ülkelerinin liderlerinin yanında almıştı. Trump ve ekibinin dikte ettirdiği anlaşma şartlarını Almanya, Fransa ve İngiltere’yi (E3 ülkeleri) yanına alarak karşı çıktı. Bu hamlesiyle Trump’a karşı bir koruma sağlarken, Avrupa ülkelerinin de elini güçlendirdi. G7 zirvesinde gelindiğinde ise, Rusya ile dolaylı müzakerelerde inisiyatif ABD’den Avrupa’ya geçmiş görünüyordu. Bu nedenle zirvenin Ukrayna bölümü asıl olarak Trump’ın Avrupa’nın Ukrayna barış planına destek verip vermeyeceği meselesi üzerine oldu. Zirvenin başladığı gün Lüxemburg’da AB-Ukrayna üyelik müzakerelerinin başlaması da tesadüf olmasa........
