TÜPRAŞ nasıl savaş zengini oldu: Sömürü oranı yüzde 1060’a çıktı
Donald Trump, önceki gün İran’a karşı yürüttüğü savaşın ortasında Teksas merkezli iki petrol şirketini kastederek herkesin gördüğünü dile getirdi: “Ortada bir kıtlık varken çok fazla para kazanıyorlar. Bunu beğenmiyorum.” Trump’ın işaret ettiği Chevron üç ayda 12 milyar dolar, Exxon ise 14.5 milyar dolar kâr etti.
Yüzyıllar önceki sömürgeci fetihlerden bu yana, savaş ve doğal kaynaklar arasında yakın ilişki var. Yüzyıl önce Standart Oil’in ‘mucizevi savaş yakıtını’ üreten işçiler ne uğruna akıl sağlığını kaybetti? Amerikan uçaklarının daha yükseğe ve daha hızlı uçmasını sağlayan kurşunlu benzini üretirken kurşunun zehirlediği işçiler neden boşluğu tokatlıyordu? Vücutlarında ve etraflarında sürekli böceklerin uçuştuğunu sandıkları için. Fabrikanın adı işçiler arasında “Kelebekler Evi”ne çıkmıştı.
Harp zenginlerine ilişkin sayısız hikaye anlatılabilir. Dünyaca ünlü dizi Dallas’ın baş karakteri bu yüzden “Kan sudan yoğun olabilir ama petrol ikisinden daha yoğundur” diyordu. Aile bağları her şeyden önemlidir ancak petrol (servet, çıkar ve güç) aile bağlarından daha baskın ve güçlüdür.
ABD’nin Chevron’u, Exxon’u, Standard Oil’i var da, bizim yok mu? Trump’ın bu şirketler için kurduğu, “Ortada bir kıtlık varken çok fazla para kazanıyorlar” cümlesini TÜPRAŞ için de kurabilirsiniz. Ancak zaten ortadaki ‘kıtlık’ (doğrusu savaştır) TÜPRAŞ’a (Yani Koç Holdinge) kazandırıyor.
Exxon net kârını yüzde 384 artırdıysa, TÜPRAŞ yüzde 320 artırdı. TÜPRAŞ’ın esas faaliyet kârı bu yılın ilk 6 ayında 59 milyar liraya çıktı. Bu 1.32 milyar dolar net kâr demek. Peki bu kâr nasıl gerçekleşti ve daha önemlisi işçi gelirleri karşısında ne anlama gelir?
Her şeyden önce, dünya günde yaklaşık 100 milyon varil petrol tüketiyor. İran savaşı öncesinde bunun yaklaşık yüzde 20’si Basra Körfezi bölgesinden Hürmüz Boğazı üzerinden dünya pazarlarına ulaşıyordu. Stratejik rezervlerin devreye sokulması ve benzeri yöntemlerle bu miktar 92 milyon varilde stabilize oldu. Ve........
